|
|
|
|
|
2008-08-02
11:16
|
2008-08-02
11:16
|
Her bitki belli mevsim ve zemin ister. Örneğin, pamuk bitkisini Orta Anadolu’da yetiştiremezsiniz
|
| |
.
AK Parti davası sona erdi,sizce kim kazandı.Bu davanın sonucu size göre böyle bitmesimi gerekiyordu?
Kimisi demokrasi kazandı, kimisi AKP kazandı diyor,
Kimisi de Sn. Tayip kazandı diyebilir.
Hepsine katılıyorum.
Burada esas olan ülkemizin ve insanlığın ne kazandığıdır. Devletler, hükümetler, rejimler hatta dinler insanlar içindir… İnsanların mutlu olmaları ve temel haklarını kullanabilmeleri önemlidir. Tarihte görülebileceği gibi, hiçbir rejim ve hiçbir sistem zulumle payidar olmamış bu güne kadar… Hoş, en adil, en demokratik sistemler de bile halkı memnun etmek mümkün değildir. Daha önceki sohbetlerimizde değinmiştik, krallıkla yönetilen ülkelerde iktidar süresi ile ilgili bir sınır yok. Halk bir süre sonra bir şekilde gücü yeter ise itiraz ediyor. İsyanlar, baş kaldırılar başlıyor. Tarihte bir çok örneklerini görmek mümkün.
Ayrıca demokratik sistemlerle yönetilen ülkelerde de yine dört veya beş yıllık iki dönemden fazla iktidarlara da sıkıntı duyulduğunu belirtmiştik. Toni Blair ve Demir Leydi , hatta Putin de olduğu gibi.. Bu konuda siyaset tarihçilerimizin ufak bir çalışmaları bize tekrar ışık tutacaktır umarım.
Bunları neden konuşuyoruz. Her olay için belli şartlar ve mevsimler gerekir.
Her bitki belli mevsim ve zemin ister. Örneğin, pamuk bitkisini Orta Anadolu’da ve İsparta’da yetiştiremezsiniz. Buna mukabil, pancarı da Akdeniz sahilinde verimli üretemezsiniz. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Toplumsal hareketler de öyledir. Mevsim ister. Şartlar ister. İhtilaller de öyle… Geçmişte bir büyüğümüz yetmişli seksenli yıllarda hükümete müdahele için “şartlar oluşsun diye bekledik” şeklinde bir beyanatta bulunmuştu yanlış hatırlamıyorsam…
Bu bir tespittir. Her toplumsal olayların belli şartları istediği mevsimler vardır. Hırsızlık suçları, gasp suçları, dolandırıcılıklar, vs. gibi suçların işlenmesi de bir takım şartların oluşmasıyla gerçekleşir.
Sadece suç teşkil eden fiiller değil, neredeyse tüm toplumsal hareketlerin bir mevsimi vardır. Ramazan aylarında hayır işleri için insanlar daha hassastır, kılık kıyafetlerde de mevsime göre kıyafetler seçilir.
Netice olarak toplumsal psikolojide , olaylarda ve siyasette belirli şartlar belirli neticeleri de beraberinde getirir. Siyasi Parti kapatma işleri, mafyalaşma- çeteleşme türü veya başka türde yapılanma bir çok sebeplerin bir araya gelmesi sonucunda göreceğimiz netice ürünlerdir.
Siyasi partiler kanunu , yasal yapılanma geçmişle aynı kaldığı sürece netice de aynı olacaktır. Yani mevcut şartlar daha çok siyasi parti kapatma davaları açtırır. Yapılacak değişikliklerde mutlaka halk onayına baş vurmak gerekir.
AKP kapatılmadı, ancak hazine yardımından kısmen mahrum bırakıldı. Karara saygılıyız. Ancak bence ceza hiç verilmemeliydi. Basından öğrendiğimize göre ceza layikliğe karşı odak olmayla ilgili veriliyor . Halbuki bu çağda Türkiye istese de din devleti olamaz. Dünyada şu günlerde hiçbir devlet din devleti olamaz zaten. Daha önceki sohbetlerimizde bu konuyu işlemiştik . Ve demiştik ki “ Kara çarşaflar içindeki Osmanlı din devleti olarak kalamamışken, başlarını yarım metre bezle örten kız çocuklarımız mı din devleti kuracaklar? “ diye de sormuştuk. Bu gün layiklik konusunu işleyen hakimlerimiz burokratlarımız dünyanın en ünlü bilim adamları bile, bir din devletini kurmak isteseler bile kuramazlar. Çünkü insanlar bilimsel değerlendirme metotlarını biliyorlar. Faydalı olanı alıp seçiyorlar, kanunlaştırıp istifade ediyorlar. Hangi dinden olursa olsun, yeter ki faydalı olsun diye düşünüyorlar artık… İslam kurallarından birisi insanlığa faydalı olduğu tüm dünya tarafından kabul edilip seçilse, biz hala layikliğe aykırı bu biz bundan faydalanmayız dersek doğru olur mu? Olmaz … Geçmişte biz millet olarak bu hatayı yaptık. Avrupa teknolojilerinden gavur icadı diye faydalanamadık.
Yani demek istediğim, layıklik din ve devlet işlerinin ayrılmasıysa Türk milleti olarak Osmanlıdan bu tarafa biz Din ve devlet işlerini ayırmışız zaten… Hatırlarsak, 1820 , 1838, 1839, 1854, 1863 1979, 1881 yıllarındaki tüm olaylarda Osmanlı’nın artık bir din devleti gibi davranmadığını görürsünüz. Türkiye’de layiklik için tehlike mehlike yok artık..
Evet… AKP baş örtüsü meselesinde olaya insan hakları penceresinden bakmıştı. Bence bu cezayı da almamalıydı. Olanda hayır vardır. Ülkemiz için hayırlı olsun.
|
|
|
|
Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz. Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.
Yorumlar (Bu haber 0 kez yorumlanmıştır) |
| |



|
|
|
Röportaj |
|
Aksu’da Bir Cevher |
 |
| Başarılı Bürokrat Yusuf Vermez Aksu'da yerel seçimlerde MHP'den hizmetlerini sürdürecek |
|
|
|
|
|