Basın Akademisinde derslere devam ediliyor. Gazetecilere medya etiği dersi verildi
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman İrvan, Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin Basın Akademisi Projesine katılan alaylı gazetecilere medya etiği konusunda ders verdi. Antalya Basın Akademisi dersliğinde görülen dersi Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni, Proje Koordinatörü Osman Altınışık ve Proje Danışmanı Bekir Bülent Özsoy’da takip etti.
Savaş ve terörle ilgili haberlerde çok dikkatli olunması gerektiğini bildiren İrvan, bu konuda uyarılarda bulundu. İrvan, "Türk medyası terör haberlerini veriş biçimi açısından terör örgütünün amacına hizmet eder konuma gelmektedir. Çünkü terör örgütlerinin en önemli amacı, medyayı kullanarak toplumda korku ve endişe yaratmaktır. Terörist saldırılarda bombalamalarda olayların abartılmaması lazım… Bu tür olaylarda olayın etkisini artıran haberlerden kaçınılmalı. Örgütün hedefi eylemin kendisi değil, etkisidir" dedi.
“Eleştiriye tahammül edemiyoruz”
Türkiye'de şöhret avcısı gazetecinin olmadığını, magazincilerin gece kulüplerinin kapılarında beklediğini iddia eden Prof. Dr. İrvan, Türkiye'de medyada boy gösteren simaların da varlık sebebini medyaya borçlu olduğunu, bu yüzden de bu kişilerin özel hayat alanlarının sınırlı olduğunu bildirdi. Eleştiri ile hakaret arasında çok ince biz çizginin olduğunu bildiren İrvan, "Eleştiriye tahammül edemeyen bir toplumuz. Bu nedenle, eleştirileri de hakaret olarak nitelendirilip hakaret davaları çok açılıyor" dedi.
“Tek kaynaklı haberden kaçınılmalı”
Kimi zaman etikle hukukun örtüştüğünü, kimi zaman da ayrıştığını bildiren Prof. Dr. İrvan, kamu yararının olduğu durumlarda gazetecilerin haber için kanunlara göre suç sayılabilecek fiilleri yapabildiğini söyledi. Gazetecilerin misyonu basın özgürlüğünü sorumlu bir biçimde kullanıp olaylarla sorunlar hakkında adil ve kapsamlı açıklamalar sağlayarak toplumu aydınlatmak olduğunu bildiren İrvan, gazetecilikte yaşanan temel etik sorunlar hakkında da bilgi verdi. Temel sorunların başında doğruluk ve nesnelliğin geldiğini bildiren İrvan, "Gazeteciler taraftar değil, taraf olmalı. Tek kaynağa dayalı haberden kaçınılmalı. Batı gazeteciliği ile Türkiye'deki gazetecilir arasındaki en belirgin fark, bence kaynak sorunu. Akdeniz Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında geçen hafta yaptığımız bir ankette, Türkiye'deki gazetelerin yeterli kaynağa dayandırılmadan haber yapıldığı sonucu ortaya çıktı" diye konuştu.
“Haberde doğruluk esastır”
Haberi erken verme psikolojisinin de hata riskini artırdığını bildiren İrvan, "Haberi erken verme, atlatma, haz veren bir durumdur. Ama trafikteki hız arttıkça kaza yapma riski arttığı gibi, haberde de sürat arttıkça, hata riski de artıyor. Haberi önce vermek önemli ama doğru vermek daha da önemli" diye konuştu. Türk medyasında bir diğer sorunun da yorumla haberin karıştırılması olduğunu bildiren Süleyman İrvan, "Bugün Türk medyasında deneyimle gazetecilere köşe veriyorlar. Köşe yazıları aslında yorum içindir. Ama bizim deneyimli gazeteciler, yorum değil, köşesinde haber yazıyorlar. Sonra da bu köşeleri manşetlere taşıyorlar" diye konuştu.
Bu habere yorum yazın:
Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz. Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.