|
|
|
|
| 2008-08-27 |
Düş Firarisi Çocuklar
|
|
Çocuklar düşlerinden firar ediyorlar birer birer ve kentlerin sabahlarına düşüyorlar. Düşlerinin sıcaklığına alışmış küçücük bedenleri, kent sabahlarının ayazlarında tir tir titriyor. Çünkü kentler ayazı ve korkuyu barındırıyor sokaklarında. Ayaza ve korkuya davet ediyor çocukları kentler. Buna rağmen düş firarisi çocuklar, kent sabahlarının mahmurluğuna şarkılar düzüp yollara düşüyorlar.
Biz kentleri çocuklara göre kurmadık. Tanrı da çocukları kentlere göre yaratmadı. Yaratıcının onlara vaat ettiği dünyada ruh üşümeleri yoktu. Küçücük bedenlerini titreme, hayatı yeni tanıyan ve tanımlayan yüreklerini hüzün işgal ediyor kentlerde çocukların. Yıldızları coğrafya derslerinden, kuşları televizyondan öğreniyorlar. Eskiden hiç olmazsa masallar vardı ve masallardan öğrenirlerdi tüm bunları. Şimdi masallar da yok. Masal anlatan nineler, dedeler çok uzakta. Kentleri mekân tutanlar ise hayatın acımasızlığıyla mücadele etmekten tüm hafızalarını kaybetmişler sanki. Ne masal kalmış dillerinde ne de masal anlatmaya vakitleri var.
Aslında çocuklar düşlerinden firar etmedi sadece, düşlerimiz bizden firar etti. Şimdi biz düşsüz bir dünyada düşünmeden yaşamaya çalışıyoruz. İçine düştüğümüz hayat düşlere ve düşüncelere kapalı. Hayatımızın ajandasını hazırlayanlar, hatalarımızı affetmeyecek kadar acımasız. Gerçeğin acımasızlığı ve kesinliğiyle dizayn edilmiş bir şey hayat; oysa çocuk, gerçeğe ve kesinliğe uzaktır. O, bir düş ülkesinde düşler biriktirir hayata dair ve masallar derler hayatlarının masalını yazanlardan. Masallar tükenir ve düşler kirlenirse elbet firar eder çocuklar düşlerden.
Düşlerinden firar etmiş çocuklar ve düşlerden kovulmuş ihtiyarlar sürgün bir hayat yaşıyorlar şimdi kentlerde. Ve bütün sürgünler gibi, bütün firariler ve kovulmuşlar gibi topraklarını özlüyor hepsi. Toprağını özleyenlere dolu kentler, her akşam hüzünlü uykulara dalıp, her sabah hüzünlü hayatlara uyanıyor. Bulvarlara, sokaklara ve evlere sinmiş hüzün; en çok da çocukların gözlerindeki ışıltıyı engelliyor ve giderek eksiliyor gözlerdeki ışık.
Işığını kaybeden çocuklar düşlerinden firar ediyorlar birer birer ve hepsi yaşamın acımasızlığına, kentlerin ayazına ve korkuya teslim oluyorlar.
Zeyyat Şahin
|
|
|
Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz. Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.
|
| Yorumlar (Bu yazı 3 kez yorumlanmıştır) |
|
| |
|
|
|



|
|
|
Röportaj |
|
Aksu’da Bir Cevher |
 |
| Başarılı Bürokrat Aksu'da yerel seçimlerde MHP'den hizmetlerini sürdürecek |
|
|
|
|
|