|
|
|
|
| 2008-08-26 |
Fiyat etiketi ve İmajı Kim Yönetiyor
|
|
Bu yaz ülke turizmimizi didikleyen RTL Televizyonu sayesinde, turizm sektörü biraz olsun muhasebe yapma şansını yakaladı. Umarım sadece turizm sektörü değil, turizmden ekmek yiyen ve bu ülkenin yönetimini sağlayanlar da durup şimdi düşünürler. Geçen haftaki RTL yayını “Türk’e ayrı Alman turiste ayrı fiyat uygulaması” gibi görünse de, temelinde bizim alış veriş standardımızın nerelerde kaldığını, bir kez daha gözler önüne seriyor.
Avrupa Birliği uyum yasaları falan demek istemiyorum. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanun veya Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 14.06.2003 de yürürlüğe giren Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Yönetmeliği halen yürürlüktedir. Yani, perakende olarak satışa sunulan mallar ile hizmetlerin etiket, tarife ve fiyat listelerinin, şekli, içeriği ile kullanılma usul ve esaslarını düzenleyen yönetmelik ticari hayatı her ülke insanlarımız hem de yabancı ziyaretçiler için hiçbir fark gözetmeksizin uygulanmasını sağlıyor.
O zaman soru şudur; Antalya Havalimanı’nda Uluslar arası bir Fastfood firmasında etiket yani fiyat tarifesi açık olarak asılı dururken, nasıl oluyor da, Türk’e ayrı yabancıya ayrı fiyat uygulanır? Bunun temelindeki asıl neden nedir? Takside taksimetreyi gündüz tarifesi yerine gece tarifesinden açan şoför, yat turu satan kişi, taklit (çakma) marka çantayı satan dükkancının bulduğu savunma mekanizmalarının hiçbiri geçerli değildir. Asıl neden tarihte, yani köklerimizde yatan yanlış “ticaret” anlayışıdır.
İşin temeline inmeden, 6 örneğin içinde üstelik RTL’in yayın sırasında Türkiye’deki restoranlarda fiyat tarifesi asılmaz, “yersen” kabilinden açıklamalarından sonra, yerliden de yabancıdan da aynı hesabı alan Aynalı Restaurant’a hepimiz adına teşekkür ediyorum.
İnsanlık tarihinin ilk toplum bilimcisi 1332 yılında Tunus’ta doğan İbn-i Haldun “Mukaddime” isimli eserinde bakın ticareti yanlış algılayan İslam toplumuna nasıl öğütler ve düsturlar veriyor; Bilki, ticaret, mal ve eşyayı ucuz fiyatla satın almak ve yüksek fiyatla satmak suretiyle kazanç temin etmekten ibarettir. Hatta bir yaşlı tacirden alıntı yaparak “Ben ticareti iki kelime ile anlatabilirim ki; Ticaret, ucuz almak, pahalıya satmaktır” Başka bölümlerde ise daha çarpıcı sonuçlara varıyor. “Hangi kitle ve sınıflar ticareti meslek edinmeli ve hangi sınıflar ticaret etmekten sakınmalıdır?” “Tacirin ahlakı, eşraf ve hükümdarın ahlakından aşağıdadır.”. İbn-i Haldun bu bölümlerin açıklamasını şöyle yapıyor; Tacirler çoğu zaman ancak satmak ve almak hususlarını düşünürler. Daima üstün gelmeyi düşünmek gitgide tacir için bir karakter ve tabiat halini alır. Bu karakter ise hükümdar ve eşrafın karakter ve ahlakından olan insaniyet ve mürüvvetten uzaktır. (daha bitmedi bu günü haber veriyor, okumaya devam edin!) Tacir, satıcıların aşağı sınıflarından olduğu gibi çekişmeye, aldatma, hile ve şiddete alışıp kötü karakterle kendini hakir düşürür ve yalanlardan and içmeye çalışırsa, meşhur olduğu gibi, son derece zelil ve hakir olur.”
Şimdi düşünün Türkiye bir turizm markası yaratmaya çalışıyor, olumlu imajı yakalamak için milyonlar harcıyor. Sonuçta kanunlar ve yaptırımlar var. Yani devletin görevi kanun yapmak ve denetlemektir.
Antalya Emniyet Müdürlüğünün büyük panolara astığı söz “ Herkesin Polisi Kendi Vicdanıdır” ancak beyinlere kazınırsa, o zaman, tüccarlar bu ülkede olumlu imajı yönetirler. Yoksa dünden bu güne değişen ve yarın da değişecek bir şey olmaz…
Nizamettin Şen
|
|
|
Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz. Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.
|
| Yorumlar (Bu yazı 0 kez yorumlanmıştır) |
|
| |
|
|
|



|
|
|
Röportaj |
|
Aksu’da Bir Cevher |
 |
| Başarılı Bürokrat Aksu'da yerel seçimlerde MHP'den hizmetlerini sürdürecek |
|
|
|
|
|