07 Ocak 2009 Çarşamba
Ana Sayfa
Son Dakika
Güncel
Turizm
Ekonomi
Siyaset
Sağlık
Yerel Yönetimler
Eğitim Kültür Sanat
Spor
Bilim & Teknoloji
Günün İçinden
Röportaj
Video İzle
ARŞİV
 
[ Gelişmiş Arama ]

En Çok Okunan Haberler
Kim nerede birinci çıktı
Kimseye Yüzümüzü Dönmeyiz
Kemer'de AİDS Paniği
İl Teşkilatı Miting'de
Polis MOİL'de arama yapıyor
Zeki Başaran'a Destek
Destek haberi yalanlandı
En Çok Okunan
Köşe Yazıları
Menderes Türel'in trenleri
Kürtçe Televizyon Ve Özal
UYAN TÜRKİYE
SEÇİM VE TÜRK ANTALYA
Müslüman’sa öldürün
Şimdi de mülakat
Doğal Gazdaki Keramet
    Linkler
Antalya Barosu
Antalya Valiliği
Antalyalı Erzincanlılar
Asat Borç
Atatürk Devlet Hastanesi
ATSO
Devlet Hastanesi Randevu
E-Türkiye
Emlak
Emniyet Müdürlüğü
haberdem.com
İl Özel İdaresi
İzmir 2. El Satılık İlanları
İzmir'de Eğlencenin Adresi
Kimlik No
Madencilerin Sitesi
Namaz Vakti
Oyuncak Alsak
Tedaş Borç Sorgulama
Toptancı Hal Fiyatları
Vergi No Sorgulama
O Bir Efsane

2008-10-28
20:28
2008-10-28 20:28  
Antalyaspor'un tribün gönüllüsü Recep Güler (Miloş)'in bilinmeyen yönleri

Edip Akbayram’ın Boşu Boşuna şarkısını sahne aldığı Antalya nın Deryam Moteli’nde (Bugünkü Atatürk Parkı) söyleyen ve şarkıyı dinleyen Zeki Müren’i duygulandırıp ağlatan, dönemin Pop Starı Miloş Lakablı Recep Güler, tribünlere çıkış hikayesi de oldukça ilginç. 1998 yılında kendisine verilen İz Bırakanlar plaketi tüm şampiyonluklardan ve elde edilen başarılardan daha büyük olduğunu belirten Güler, “Hatırlanmak ve hatıralarda olmak güzel. Antalyaspor da son yıllarda unutulan bu duyguyu yeniden ortaya çıkartmak gerekiyor. Antalyaspor benim evladım. Sevdiğim ve aşık olduğum en son duygu ”


Antalya”nın son 30 yılında tribünde ki yerini hiç bırakmayan bir dönem kırmızı-beyazlı takımın alt yapısında görev almış ardında da 1983 yılında yöneticilik görevlerini yürütmüş Recep Güler (Miloş) tribün gönüllülüğünün ölene kadar devam edeceğini belirtti.

Antalyaspor deyince Antalyalı olarak öncelikle Antalyayı anlatmak gerekiyor
-Antalya da dünya şehri güzel topraklar üzerinde doğduğum ve böylesine çok güzel dostlar arasında bulunduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Antalyayı Antalyaspor’u çok seviyorum. Evet ölene kadar devam edecek. Böyle bir sevgi böyle bir alışkanlık ve bağışıklık yapıyor bu sevgi insanda. Atsan atamıyor, satsan satamıyorsun. Ailece böyle büyük bir aşk ve sevdayla bağlandık takımımıza. Tam 30 yıldır da hiçbir karşılık beklemeden karda kış da yağmurda çamurda takımımızın peşinde olduk.

Tribüne çıkışınız öncesi çok renkli bir kişiliğiniz bulunuyor Antalya da. Tribünler sizi sadece maçlarda ki performans ve ön sıralarda duruşunuzdan tanımıyor. Antalya’nın bir dönüm Tarkanıydınız. O günlerden söz edermisiniz ?
http://img.zamazim.com/image/5743.jpg
-Evet gerçekten o yıllar Antalya’nın Tarkanıydım adeta. Ama onun öncesinde ben amatör küme de futbol oynuyorum. İyi koşuyor, iyi mücadele veriyorum. Hedeflerim vardı. Ağabeylerim gibi bende Kırmızı-Beyazlı formayı giymek istiyordum. Öncelikle spor yapmaya yüzme ile başladım. Ardından Antalya’nın bir çok amatör kulübünde futbol yaşantımı sürdürdüm. Poplin Spor, Antbirliğin (ANTSPOR), daha sonra Korkutelispor, Alanyaspor, Elmalıspor buralarda futbol oynadım. Antspor ile Türkiye Şampiyonasında dördüncü olduk. Daha sonra Antalyaspor Paf takımında forma giydim. 1974 yılına kadar Antalyaspor alt yapısında görev yaptım. 1974 sonrası da vatani görevimi yapmak için askere gittim

Miloş Lakabı nereden geliyor ?
-O yıllar Türkiye de bir Yugoslav futbolcu transfer furyası vardı. Antalyaspor’a Miloş adında bir forvet geldi. Bende paf takımında oynuyorum. Hareketlerim, topa hamlelerim bu futbolcuya benzetenler beni Miloş diye çağırmaya başladılar. Sonra Miloş gitti ama ismi bende kaldı. Bu isim benimle özdeşleşti. Tam 30 yıldır bu ismi taşıyorum. Böyle çağrılmaktan da rahatsızlık duymuyorum. Yani Recep Güler diye beni zor tanırlar. Ancak Miloş dendiğinde herkes adresi gösterir.

Peki şu Antalya nın Tarkan’ı konusu ?
-Babam Antalya’nın hatırı sayılır esnaflarından. Halcilikle uğraşıyor. Bizim işimiz halcilik. Şimdi ben baba mesleğini yürütüyorum. O yıllarda yine babamın yanındayım. Ancak gençliğin verdiği heyecan sanatçı yönümüzü de ortaya çıkarmıştı. Şimdilerde ki gibi Antalya da öyle büyük oteller, restorantlar ve ışıklı cüsseli yapılarda eğlence merkezleri yoktu. Ben gündüz top oynardım, gece de bugünkü Atatürk Parkı içinde yer alan Deryam Motel’ de gece sahneye çıkardım. Sesim çok güzeldir. Hala daha söylerim. Şimdi yeniden eski günlere dönüş hazırlığı başladı bizlerde. Bizim kuşağı heyecanlandıran hatta gençlerin de büyük beğeni ile dinleyeceği izleyeceği programlara hazırlanıyoruz. Antalya bu geceleri çok konuşacak. Antalya gecelerinde artık ismimiz o yıllar duyulmaya başlandı. Öyleki özel programlar ve ekstralara çıkmaya başlıyorduk. Babam bana halde veriyordu 10 lira ben bir gecede kazanıyordum 100 Lira. Ancak babam benim yine futbol oynadığımı düşünüyor başka bir işle uğraştığımı bilmiyordu. Aslında bu durumu tüm Antalya biliyordu da bir babam bilmiyordu.

Peki bugünkü Tarkan’ı yakalayabildiniz mi Teklif geldi mi ?
-Teklif gelmez mi. Artık boş gecemiz yok hatta bizi İstanbul Cadde Bostan da kadroya dahil ettilerdi. Nükhet Duruların, Erol Büyükburçların bulunduğu kadro da sahne alıyordum. Ancak ben İstanbul un o atmosferine ve ışıltılı aldatıcı güzelliğine sadece 15 gün dayanabildim ve gerisin geriye Antalya ya geldim. Antalya da yine sahne aldığım bir gece de rahmetli Fecri Ebcioğlu Zeki Müren’e dönerek, “Bu çocuk yakında aramızda olacak. Onu aramızda görmek beni çok mutlu edecek” demişti.

Müzik yaşantısı bitti mi peki ?
Hayır devam ediyoruz. Üstelik bizim sanatçılık yönümüzde var. Sümer Tilmaç ağabeymiz bir film çeviriyor. Filmin adı ’Ispanaktan Nağmeler’ ben bu filmde rol aldım. Ancak film daha sonra beyaz perdeye taşınmadı. Yani filmde bile rol aldık o yıllar.

Peki babanız hala sizi futbol mu oynuyor biliyor ?
-Evet aynen öyle. Dedim ya tüm Antalya biliyor ama bir babam bilmiyor konuyu. Antalya da Doktorlar gecesi var. Programı yine biz yapıyoruz. Ertesi gün programda bulunan babamın tanıdığı bir doktor ağabeyimiz Orhan Çelik Babam’a –Yahu senin oğlanda bayağı bizi dün akşam eğlendirdi. Şarkılar türküler söyledi. Çok iyi sahnesi var çocuğun bravo’ diye konuşma geçmiş babamda soluğu evde aldı. O gün yediğim dayağı hala unutamıyorum. Sonra babam sesimi merak etti. Anlattık durumu. İzah ettik söyledik güzel güzel konuştuk. Ve ben o günden sonra bir daha sahneye çıkmadım ve sadece babamın evde kurduğu masada ‘Bir ihtimal Daha var O da ölmek mi dersin’ şarkısını söyledim.

Ama şimdi yeniden hazırlık başlıyor dediniz ?
-Evet o yıllara yine dönüyoruz. Şimdi bıraktığımız yerden yep yeni bir heyecanla o yılları bizimle yaşamış ve yeni yaşayacak olan dostlarımızla büyük bir buluşmaya hazırlanıyoruz. Unutulmayacak gecelerin altına imza atmaya hazırlanıyoruz.

Peki askerlik sonrası ?
-Askerlik sonrası 76 yılında dünya evine girdim. Bugün Gamze adında 29 yaşında bir kızım yine Antalyaspor alt yapısında forma giymiş olan 24 yaşında Ukrayna da eğitim öğretimine devam eden Murat adında oğlum var. İki çocuk babasıyım.

İlk tribüne çıkışınız ?
-Evet tribün gönüllüğü yine bu yıllara rastlar. Bugün büyük bir dostluk kurduğumuz Kocaelispor ile oynanacak maça giriş yapacağız. 30 kişilik bir grubuz. Statta çıt yok maç saatini bekliyor. Bizler tezahüratlarla içeri girince tribünlerde bir canlanma bir ayaklanma oldu. Yerimize oturduk maçın başlamasını bekliyoruz. Antalyalı bir büyüğümüz içeri girişimizde ki o heyecanı yeniden yaşatılması ve tribünlerin ayağa kaldırılması için bana , ’Geç şuraya da şu insanları canlandır. İçeri girerken böylemiydiniz” diye hayıflandı. Ben 1980 yılında bugün Atatürk Stadının o 20 santimlik taşın üzerine çıktığım tarihten bu yana işte bu takımın gönüllüsüyüm. O yıllarda ki popülerliğimiz şehrin tanınan ve sevilen insanı oluşumuz o topluluğun önüne bizi koydu. Onlar beni istedikçe, onlar bana dur dedikçe ben bu taş duvarın üzerinde ölene kadar her maç gidip geleceğim. O yıl Kocaelispor şampiyon oldu. Ben tribünlerin önüne o maçla birlikte çıktım. Bugünlerde bu gönüllülüğü yapana ’Amigo’ diyorlar. Amigo bir Teksas tabiri yani ‘Arkadaş’ anlamına geliyor. Oysa bugün Amigoluk farklı anlamlarla anılıyor. Hatta geçtiğimiz yıl bir arkadaşımıza amigo olduğu için kız vermiyorlardı. Amigo yabancı bir kelimedir ve Türkçesi de ‘Arkadaş’ tır. Biz tirbünlerin arkadaşıyız, dostuyuz, güveniyiz….Varsın Amigo densin, varsın tribün gönüllüsü desinler. Antalyalı olmak ve bu tribünlerde Antalyaspor’un başarısı için ayakta durmak ve gırtlağımız yırtılırcasına bağırmak bize onur verir. Kaldı ki bizim tribün gönüllülüğümüz Amigo tabir edilen anlayışlardan çok uzaktır. Sanatçı kimliğimizle biz tribünlerde ki yerimizi aldık. Antalyalıların sevdiği ve saydığı bir insan olduğumuz için yüzümüzü insanlara dönüp ellerimizi açıp alkış yapalım diyoruz. Bakın bugün Coşkun Göğen (Tecavüzcü Coşkun) o da sanatçı ve o ruh haliyle tribünlerde. Amigoluk ve tribün gönüllüsü durumlarını iyi algılamak gerekiyor. Ama ben bundan rahatsızlık duymuyorum. Ben bu işten hiçbir şekilde gelir beklemiyorum. Bugün bu işi yapan ve yüzünü topladığı kitleye dönen bazı art niyetliler bunu geçim kaynağı haline getirmişlerdir. Benim 30 yıllık bir baba mesleğim var ve Hal’de alnımın teriyle evimin ekmeğini götürüyorum. Ancak zaman zaman elbette ki şampiyonluklarda ve çok özel günlerde bizlerde hatırlanmalıyız. Coşkun Göğen’inin paraya ya da başka bir yaklaşıma mı ihtiyacı var ? Aynı şekilde bende bu duygular içindeyim ancak en az futbolcular kadar yorulan ve maç bittiğinde sinir diye bişe kalmayan yenilince ağlayan, yenince coşan duyguların insanları olarak yönetimler bizleri de onurlandırmalı. 1998 yılında aldığım İz Bırakanlar plaketi evimin en güzel yerinde. Her şey para değildir. Biz yüreğimizi ve sevgimizi vermiş öyle tribünlerde yerimizi almışız.
http://img.zamazim.com/image/5744.jpg
Peki eski tribünlerle bugünkü tribünlerin karşılaştırmasını yapar mısınız ?
-Ahh yarama tuz basar bu konu. Sadece benim içimde ki ükte değil üç büyük kulüplerinde içini sızlatır bu konu. Hangi maç hangi mücadele öncesi düğüne gelen gelin konvoyu ve ilk dansı yapan gelin-damat heyecanındadır. Evet tehlikeli ve yasaklandı. Ancak meşalesiz, konfetisiz bir sahaya çıkan takımı alkışlamak ne kadar güzel oluyor sorarım ? Tribünlerde görsellik bitirildi. Sona erdi. Sevdiğiniz takıma sevginizi anlatacak iki söz yazan pankartı bile asamıyorsunuz artık. Ya oturtuğunuz kartona cebinizde zar zor sokacağınız pilot kaleme yazıp öyle havaya kaldıracaksınız o güzel sözleri birileri görsün diye. Bu görsellik geri gelmediği sürece heyecan da bitecek tribünde ki insanlar çekirdek yemeye devam edecek. Eskiler gayet iyi bilir galip gelindiğinde o coşkuya ve o sevince ortak olmak için soyunma odasına inilir futbolcularla sarmaş dolaş olup şarkılar söylenirdi. Şampiyon oldu Antalyaspor sadece ortalıkta dolanan futbolcular ve onların peşinde en iyi kareyi yakalamaya çalışan gazetecilerden başka kimse yoktu. Bu mudur Temaşa Sanatı dediğimiz Futbolun güzelliği. Futbola her gelen yeni kural Görsel Şölenleri bitirmiştir tribünlerde. Korkuyorum yarın ve gelecek yıllarda –‘Hadi Akdeniz Akşamlarını Söylüyoruz’ diyeceğim bir topluluğu karşımda bulamayacağım.

Peki bu bir meslek değil ama birileri sizin yerinizi günün birinde doldurmak zorunda. Kim olacak ?
-Bizden sonra burayı dolduracak olan ismi tribün belirleyecek. Elbette ki bizler buraya yüzünü dönecek ve ayağa kaldıracak tribün gönüllüsünün efendi, güvenilir ve saygılı bir kimlikte birisi olması için adres göstereceğiz. Bu tribünler için öncelikle önemli olan bu. Özellikle kapalı tribünde buna ihtiyaç var. Güven veren güvenilir, saygılı, büyüklerine karşı duruşu küçüklerine sevgi oluşu. Burası bir sahne. Sahneye çıkarken sanatçılar nasıl ki en güzel elbise ve en güzel sözlerini parçalarını hazırlayıp öyle çıkıyor buras da öyle bir yerdir. Bunu yapabilecek bu sorumluluğu kaldırabilecek isimler bu tribün önünde olabilir.

Sizden önceki Amigo (Arkadaşlar) kimlerdi ?
-İlk amigomuz Mazhan Dayı sonra da rahmetli İlistir. Unutulmayacak isimlerdir. Antalyaspor un kent tarihinde bu insanlar da yer almalıydı diye düşünüyorum. Onların isimlerinin de sıkça geçmesini isterdim doğrusu. Yarın bizlerde bu tribünlerden ayrıldığımız da böyle unutkanlıklar bize acı verir. Rahat uyutmaz yerimizde.

O eski tribün güzellikleri geri gelecek mi peki ?
-Bunlar yönetimlerin elinde olan bir konu. Geniş katılımlı buluşmalarla bu kenetlenme yeniden sağlanır. Bakın bayram geçti. Keşke taraftar, futbolcu, yönetim, basın buluşması şu büyük iki antrenman sahasında yaşansaydı. Uzunca bir masa üzerinde bayram şekerleri. Kim gelmezdi böyle bir buluşmaya. Antalyaspor’un bir dönem kayyumlarından bugünlere geldi takım. Bugün yaşanan güzel gelişmeler bu buluşmalar için iyi birer fırsattır. Bence her önemli gün ve hafta yönetim, futbolcu, taraftar ve basın buluşması yaşanmalı ve yapılmalı. Yoksa gittikçe kulüp şehirden, tarftarından, basınından kopmaya doğru yol alır. Bunları hayata geçirmek zor bir şey değil. Yeni yönetim kurulumuzun ciddi çalışmaları bizleri sevindiriyor. Yarınlar için umut veriyor. Özellikle Antalyaspor Koleji yıllardır söylediğimiz bir proje. Sonun da o da olacak. İşte buna ivme kazandıracak bu manevi duyguları üst seviyede kutlanan bayramlarda bizler bir araya gelmeliyiz. Bunun için de yönetim öncü olmalı. http://img.zamazim.com/image/5745.jpg

Peki Eşiniz Konca hanım o ne diyor bütün bu gelişmeler ?
-Antalyaspor’u ikinci eşim olarak görüyor. Öyle ki her hafta aileler pikniğe ve tatile gider ben hem iç saha hem de dış saha da takımın peşindeyim. Yani hafta sonlarını ikinci eşimle geçiriyorum.

Yenilgi ve galibiyet sonrası ev de hava nasıl oluyor ?
-Nasıl ki futbolcu eşi olmak zor derler. Tribün gönüllüsü eşi olmak da en az o kadar zordur. Takım yendiğinde evde bayram havası, yenildiğinde karabulutlar dolaşır. Hatta maç sırasında sık sık telefon gelir sağ salim olmadığım sorulur. Çünkü 20 santimlik taşın üzerinde bir ileri bir geri gidip geliyoruz. Maç sonrası her futbolcu gibi bizlerde yorgun düşüyoruz haliyle. Şu anda 56 yaşındayım. Fiziğimi ve performansımı spor yaparak ve yüzmeye giderek sağlıyorum. Çalışmayı seviyorum.

Saçlarınız Antalya havasını yansıtıyor. Bu yazda gür bir saça sahipsiniz ?
-Ailemde kellik sorunu yok. Bu biraz da irsi durum. Ancak yine de bakımımı iyi yapıyorum. Kullandığım şampuan ve kremlere dikkat ediyorum.

Eşiniz Konca hanım maçlara geliyor mu peki ?
-1 kez geldi daha da gelmiyor. Çünkü futbolcuların içinde bulunduğu o yarış ve koşturma anı özellikle sakatlanma pozisyonları ona büyük acı veriyor. Oğlumuzun da maçlarına hiç gidemiyor. Sürekli ayağa kalkıp ikili mücadelede sahada yerde yatanların durumunu sormasına neden oluyor. Bu yüzden maçlara gelemiyor.

Kombine uygulaması hakkında ki düşünceleriniz ?
-Uygulamanın kulübe gelir getirmesi açısından büyük takdir ettiğim bir proje. Özellikle bizler kapalı tribün önünde bulunduğumuz için sahamızda oynadığımız maçlarda yoğunluk ve maça olan ilgiyi görmek bizi oldukça heyecanlandır. Kapalı tribünü taraftarını harekete geçirmek zordur. Kötü oynayan bir takıma tezahürat yapılmaz. Takım iyi oynuyorsa maçın sonuna kadar desteğini verir. İşte burada bütün iş yine bizlere düşüyor. Tribünde bu görselliğin yapılmasını sağlamak zor zanaattır. Taraftarlık da zor zanattır. Aşık olacaksın önce. Aşık olduğunu sahada ki futbolcu da bilecek, maçın hakemi de, tribünleri dolduran diğer herkes bilecek. Bunu hissettireceksin. İşte bu da 90 dakika takımına verdiğin destekle ortaya çıkacaktır. O zaman seni kimse yıkamaz. Antalyaspor benim evladım.Bizim ne TFF ile ne de başka bir birimle sorunumuz var. Bu konuda Antalyaspor yönetimi de inanıyorum ki bu konuda ki sağ duyusunu her zaman gösterecektir. Çünkü Ulusoy döneminde yaşadıklarımız açık açık belli.

Hal de işler nasıl gidiyor peki ?
-Özellikle 1990 lı yıllarda Rusya ile başlayan sebze ihraç trafiği son yıllarda oldukça çok arttı. Bu performansın devam etmesi Antalyanın üretimine de katkı vermekte. Bu grafiğin bozulmasını hiç istemiyoruz. Zaman zaman yaşanan gerginlikte bile üretici ve bizler oldukça çok etkileniyoruz.

Süper Lig heyecanı için neler söyleyeceksiniz ?
-Antalyaspor’un ilk başkanı Atilla Konuk’un damadı sayın Hasan Akıncıoğlu’nun kulüp başkanı olarak hizmet vermesi hepimizi sevindirmiştir. Daha önceki yıllarda da sıkça bu görevde görmek istediğimiz bir insandı. Hasan Akıncıoğlunun göreve gelişi Antalyaspor’un uzun bir süredir belediye yönetimine de son vermiş oldu. Takımımızın 5 maç periyoduna bakarak erken tahminlerde bulunmak yanlış olacağını söylemek isterim. Önümüzde daha çok uzun zaman var. Takımın havasını beğeniyoruz. Düzeleceğimize inanıyorum. Zor maçlar artık geride kaldı. Puan haftalarına başlıyoruz. Şöyle bir söz vardır Göç Yolda Düzelir. Antalyasporu güzel günler bekliyor. Çok güzel değerli işadamlarından kurulu genç ve dinamik bir yönetim kurulu oluşturuldu. Bunun da ötesinde çok değerli bir milletvekilimiz ve Bakanımız var. Mehmet Ali Şahin Bakanımız Antalyaspor için bir şanstır. Şimdi her platformda lobileşme zamanıdır. Bir ayağımız Ankara da olmalı, ya da Ankarayı bize taşıyacak anlatacak futbol bilgini fahri kimler olmalı.



Bu habere yorum yazın:
Adınız ve Soyadınız:

Emailiniz:

Yorumunuz:


Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz.
Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.
Yorumlar (Bu haber 0 kez yorumlanmıştır)
    Diğer Başlıklar
16:18     Metropol hazırlığında olmalıyız
17:04     Eğitimde Promosyon Olmaz
13:08     İkinci Büyük Buluşma
16:40     Mevsimsel hastalıklara dikkat!
10:28     İnternethaber'in Öyküsü
13:14     Aksu’da Bir Cevher
16:10     MHP Büyükşehiri Alır
07:19     Asıl baskıyı açıklar yapıyor
13:33     Futbolumuz Ses Getirecek
21:03     Her Attıkları Madalya
 
Muratpaşa’da ittifak arayışları..
Enver Öztürk
Antalyaspor:1 M. Turgutlu Bld: 2
Nurgül Köktürk
Sevsinler senin tepkini
Songül Başkaya


    Röportaj
Metropol hazırlığında olmalıyız
Akparti Aday Adayı Cihan Bulut :Metropol ilçe Muratpaşa hazırlıklarına başlamalıyız





Başkanları Başkan Yapan
Cihat R. Gürbüz
Menderes Türel'in trenleri
Fatma Kıldan
Filistin’de Doğmak…
Ümit Ziya Altı
SEÇİM VE TÜRK ANTALYA
Zeyyat Şahin
İsrail’den Değil, Yaradan’dan Korkmalı
Hakan Çırak
Kahrol İsrail
Mürsel Namlı
Şimdi de mülakat
Sedat Temel
Müslüman’sa öldürün
Fatih Gürbüz
UYAN TÜRKİYE
Ahmet Demir
Seçim nasıl kazanılır?
Okan Dilek
Dejavu
Nilhan Kırdı
Cihan Bulut Ve Muratpaşa
Selami Şahin

   En Çok Yorumlananlar
Aşık İsmeti ile Kapı Güzeli
(141 yorum)
Niye Aday Oldun Baskını
(137 yorum)
Okulda cinayet gibi ölüm
(69 yorum)
Kepez'de MHP aday adayları
(65 yorum)
Ceviz ve Badem için teşvik var
(60 yorum)