AROG Fragman Konyaaltı belediyesi Türksat 3A değişiklikleri
20 Kasım 2008 Perşembe
Ana Sayfa
Son Dakika
Güncel
Turizm
Ekonomi
Siyaset
Sağlık
Yerel Yönetimler
Eğitim Kültür Sanat
Spor
Bilim & Teknoloji
Günün İçinden
Röportaj
ARŞİV
 
[ Gelişmiş Arama ]
En Çok Okunan Haberler
İnsanlık Dramı Yaşandı
Aksu’da Bir Cevher
Halk Ve Eşitlik Partisi
Linç ediliyordu
Anlamlı ziyaret
Muratpaşadan Haberleri Yok
Yağmur Yağdı Böyle Oldu
En Çok Okunan
Köşe Yazıları
Erdal Öner için tarihi itiraf!!
Işığı Yanan Evler
Evcilmen’in Çorbacısına Park Kıyağı…
youtube değil, facebook yasaklansın
Yerel Basının Figüranları
Menderes Türel’in saçları!!
Namussuz Babanın Evladı Olmak…
    Linkler
Antalya Valiliği
Antalyalı Erzincanlılar
Asat Borç
Atatürk Devlet Hastanesi
ATSO
Devlet Hastanesi Randevu
Emlak
Emniyet Müdürlüğü
haberdem.com
İl Özel İdaresi
İzmir 2. El Satılık İlanları
İzmir'de Eğlencenin Adresi
Kimlik No
Madencilerin Sitesi
Namaz Vakti
Oyuncak Alsak
Tedaş Borç Sorgulama
Toptancı Hal Fiyatları
Vergi No Sorgulama
2008-08-26  

Osmanlının Torunları.
Bizler binlerce yıllık şeceremizi iyi biliyoruz. Büyük babamızla bizlerin şeceresi orada noktalanmıyor.

Karanlıklarda kaybolmuyor aksine derinlere indikçe daha da net bir şekilde şeceremiz ortaya çıkıyor.

Biz Osmanlıyız
Biz Osmanlının torunlarıyız.

Binlerce yıllık bir mazisi olan bizler.
Atalarımız yüzlerce yıldır en güzel şekilde devletimizi idare etmiş.

Kendi bünyesinde hainleri, dalkavukları, şeytan kılıklıları ve satılıkları hiçbir zaman bünyesinde taşımamış o mikropları imha etmiş.

Bu tür çirkin yüzler ortaya çıkınca anında gereken ceza verilmiş.

Hal böyle olunca da ülkemizin sınırları dışına taşmak suretiyle hakkaniyeti yaymışız.
Kuvvetli bir ülke zayıf ülkeyi ezdiği an benim dedelerim gitmiş o zalim ülkenin kulağını çekmiş akıllı ol adam gibi otur demiş.

Onlarda tamamdır sultanım demişlerdir.
Osmanlıya boynumuz kıldan incedir demişler.

Demi yenlerinde gereken dersleri hak ettiği ölçülerde kendi ülkesinde almışlardır.
Dünyanın bir çok ülkelerinde ecdadımın şehitlikleri bulunmaktadır.

Dolayısıyla ecdat adalet ecdat huzur için başka milletlerin topraklarını, düzeltmiş.
Başı sıkışan ülkeler yetiş Osmanlı demiş.

Kurtar bizi bu zalim ülkelerden ecdat oraya koşmuş adaleti getirmiş ve mazlumları zalimlerin ellerinden kurtarmış.

Getirirken de o ülkelerde şehitlerimiz kalmış ve oralara Osmanlı şehitlikleri inşa edilmiş günümüze kadar gelmiş.

ECDADIMA RAHMAN BOL RAHMET ETSİN.

İşte o büyük kapının devamı bizleriz Osmanlının torunları bizler varken bu ülkenin kimse bırak çakıl taşı almayı kılını bile koparamaz.

Günümüzde de bunları aşikar görmekteyiz. Bu vatanın evlatları kalleşlerin tuzaklarıyla bayraklaşmakta ebediyete kadar gönüllerde yaşamaya filiz atmışlardır.

Benim cengaver yürekli aslan bakışlı yufka yürekli mehmedime karşı karşıya erkekçe savaşacaklar çıkmamıştır.

Tüm dünya bir olmuş hainlerle işbirliği yapmışlar. Osmanlının intikamını Osmanlının torunlarından alalım demişler birde bir bakmışlar ki?

Bunlar onlar demişler panik yapmışlar.

Neyi diki bu hainleri bu kadar korkutan panikleten kimdi ki o bahsettikleri bunlar onlar cümlesi.

Artık bizleride dünya anlamıştı ve tanımıştı.

Bunlar Osmanlının kanını taşıyan korkusuz kahramanlar Osmanlının torunları.

Dış ve iç hainler bakmış ki bu Osmanlının torunlarını ecel bile durduramıyor. Onlar koşarak ALLAH,ALLAH, ALLAH (c.c.) sesleriyle dağları taşları yırtarak yeri göğü sallayarak ölüme koşuyorlar.

Kafirler sonra anladılar ki bu imanla bunları kimse tutamaz

Bunlar çıldırmış imanı yükselmiş Türkler ölüm bile bunlara vız gelir zira bunlara kucak açmış bekliyor.

Peygamberimiz cennet bahçelerinde onlar saf, saf tutmuş milyonlarca şehitlerle karşılamak için bekliyor.

Böyle bir milletin imanını çalmadıkça biz bu Mehmetleri yenemeyiz. Diyorlar bu kafirler.

HZ. ALLAH C.C. AZİZ MİLLETİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.

İLBEYLİ

Horasandan gelmiş beri
İlbeylinin insanları
İnancından dönmez geri
İlbeylinin insanları
Kapısına her kim varsa
Yardım eder eli darsa
Güzel söyler konuşursa
İlbeylinin insanları

Bilir neler olmuş dünde
Vefalıdır kara günde
Halis olur niyetinde
İlbeyli’nin insanları

Hane açık sönmez ocak
Misafire açar kucak
Cana yakın kana sıcak
İlbeyli’nin insanları

…. …… ….
İsmeti gün böyle kalmaz
Delalete düşüp dalmaz
Şöhretinden uzak kalmaz
İlbeyli’nin insanları

     
Mürsel Namlı







Bu yazıya yorum yazın:
Adınız ve Soyadınız:

Emailiniz:

Yorumunuz:


Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz.
Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.
Yorumlar (Bu yazı 88 kez yorumlanmıştır)
Artar cihadla şanımız
Fahr-i Resûl sultanımız
Şer-i bize insanı Hak
Uğrunda aksın kanımız.

Türk oğluyuz
Ünvanlı, namlı, şanlıyız
Allah deyu harb ederiz
Var nusrete imanımız.

Acemaşiran
İsmail Hakkı Bey
2008-10-28 22:06     Yıldırım ŞAHİN
Osmanlının Torunları

Haklı iken haksız çıkan
Osmanlının torunları.
Olaylara şaşkın bakar
Osmanlının torunları.

Okulundan sürgün öte
Ne hırsızdır nede çete
Uğruyorlar hakarete
Osmanlının torunları.

Olmayacak sözler denir
Her taraftan hakkı yenir
Hor görülür irdelenir
Osmanlının torunları

Bir gözlerin ışıyamaz
Ağır yükü taşıyamaz
İnancıyla yaşıyamaz
Osmanlının torunları

İsmeti'yim için doldu
Öyle şanlı geçmiş n'oldu
Ülkesinde esir oldu
Osmanlının torunları.

Aşık İsmeti Sivas





(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

2008-10-18 16:46     Aşık İsmeti (ismet Namlı Sivas )
saygı değer ve çok değerli nadide insan dayım benim
biz osmanlıyız biz osmanlı torunlarıyız yazını okuduğumda tüylerim diken diken oldu ağzına yüreğine sağlık ALLAH sizleri başımızdan eksik etmesin biz alcaklar kanı beş para etmez adamlar pabuç bırakmayız geçmişten ğünümüse böyle gelmiş ALLAHIN izni ilede böyle devam edecek.
2008-09-30 17:18     ismail yuvacı sivas
Güzel Dostumuz, Arkadaşımız Mürsel Namlı,

Siz adı kadar namına yakışır işlere imza atan, bunun da karşığığını hak ederek alan bir dostumuzsunuz.
Bu kadar anlamlı konulara yer verdiğiniz için teşekkür eder. Başarılarınızın daim olmasını dilerim... Saygılarımla... Ayla Dalyan
2008-09-17 22:01     Ayla Dalyan
selamün aleyküm osmanlının soylu asil imanlı torunları.
ecdat öyle bir kan vermiş'ki tüm dünya kafirleri uğraştı benim mehmedimin benim ayşemin maneviyatını bozamadı.
işte nes'limiz. bunu gören hainler nasıl oluyorda biz her kanaldan bu osmanlının torunlarını bozmaya kendi benliklerini kaybetmeye çalışıyoruz geçe ve gündüz asırlardır.
nasıl bir imana sahiplerki güneş gibi tekrar yeniden doğuyorlar diyorlar.
kimler kafirler.
biz her yeni günde güneşle birlikte dahada imanlı doğarız.
zira bizler en yüksek mertebeli iki çihan serveri nur muhammed mustafanın ümmetiyiz..
2008-08-30 23:34     mürsel namlı
işte biz buyuz millet olarak osmanlı yı duymak bile yeterince güç kuvvet veriyor bunun yaNINA İÇİMİZDEKİ İMAN kuvveti de eklenince dünya sen nesin be kim osmanlının mehmetçiğine karşı durabilir bir kaaç hain dinsiz it sürüsünün hain saldırıları var ama mehmetçik ölmez bununda farkında olsunlar
2008-08-30 21:56     dursun doğan
SEVGİLİ BÜYĞÜMÜZ MÜRSEL NAMLI ABİ BİZLERİN BİR ÇOK ARKADAŞLARI TATİLDE VE KÖYLERİN'DE BİR ÇOKLARIMIZ BİLĞİSAYAR BAŞINDAN UZAKLARDAYIN.
NASİP OLURSA KIŞ AYLARI İTİBARİYLE OKUMA SAYIMIZIN ARTAÇAĞINI TÜM DÜNYAY GÖSTERİRİZ. BUNDAN HİÇ SÜPHENİZ OLMASIN.
İSLAM ALEMİNİ MÜBAREK RAMAZANI ŞERİFLERİNİ ÇANİ YÜREKTEN KUTLARIZ.
2008-08-30 19:10     SULTAN MURAT KAYSERİ
SEVGİLİ OSMANLININ TORUNLARI BU KADAR İLGİNİN DAHA FAZLASINI BEKLEMEKTEYİZ.
ZİRA BİZ YEDİ DÖVELE HAKİM OLMUŞ YÜKSEK KALİTELİ BİR MİLLETİN YANİ OSMANLININ TORUNLARIYIZ.
HİÇ BİR KONUDA BİZLERİN ECDATI TAVİZ VERMEMİŞ YILMAMIŞ MAZLUMU KORUMUŞ ZALİMEDE DERSİNİ VERMİŞ DESTANLAR YAZMIŞ.
YÜCE BİR MİLLETİN OSMANLININ TORUNLARIYIZ.
ŞAHSIM OSMANLININ TORUNLARI MAKALESİNİ YAZARKEN İNANIN BİNLERCE YORUM BEKLERKEN YORUM SAYISININ AZ OLMASI ŞAHSIMI ÜZMÜŞTÜR AMA İNANIYORUMKİ BİZLERİ HER GEÇEN GÜN YIĞIN,YIĞIN DÜNYANIN HER YERİNDE TANIYAÇAK BENİM AKRABALARIM OSMANLININ TORUNLARI.
İŞTE O ZAMAN ÇOK YAKINDA OSMANLININ GÜÇÜNÜ BİZİMANTALYA.COM İNŞALLAH GÖREÇEKLERDİR.
ANTOLOJİYE GELEN BİNLERÇE NAMLIBEY MESAJLARINI OKUYAMADIM ZİRA GÜNDE YÜZE YAKIN BİR SAYIYI OKUMA İMKANI BULMAKTAYIZ.
SEVGİLİ DOSTLAR ŞİZLER BİZLERİN CANLARISINIZ.
SİZLER BENİM ATALARIMIN TORUNLARISINIZ.
OSMANLININ TORUNLARI..
İNŞALLAH GECEDE OLSA YORUMLARINIZI SİLMEDEN OKUYAÇAGIM.
ZİRA SİZLERDEKİ DERİN MANALI BİLGİ,LERDEN FAYDALANMAK ÇOK ŞEYLER ÖĞRENMEK İSTİYORUZ VE ŞAHSIM MÜRSEL NAMLI NAMIDİĞER (NAMLIBEY) OKUMANIN MEKANI VE YERİ YOKTUR İLİM YEMENDEDE OLSA GİDİP ÖĞREN DİYOR BENİM ATALARIM OSMANLI.
ŞU ÖNEMLİ KONUNUNDA ALTINI ÇİZMEKTE FAYDA GÖRÜUORUZ.
BİZİMANTALYA.COM ANTALYAMIZIN EN BÜYÜK SİTESİ VE HATTA YAKINDA SİZ SEVGİLİ DOSTLARIMIZIN GAYRETLİ ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI YÜZBİNLERCE OSMANLININ TORUNLARININ OKUYAÇAGINI ÇANİ GÖNÜLDEN İNANMAKTA VE BENİMSEMEKTEYİZ.
HAL BÖYLE OLUNCA ŞUAN İTİBARİYLE 3000 SAYISINA YAKLAŞAN BU SAYIYI ŞAHSIMIZ ÇOK AZ BULDU BİZİM TAHMİNLERİMİZ ON BİRLERCE SAYISAL RAKAMLARIN ÜZERİNDE OLAÇAĞI ÜMİT VAR İDİM AMA İNANIYOR VE GÜVENİYORUMKİ OSMANLININ TORUNLARI SAYESİNDE DALGA,DALGA YAYILMAK SURETİYLE TÜM DÜNYA BİZİMANTALYA. COM SİTEMİZİ ÖNCE RAHMANIN VE SONRA SİZ DEĞERLİ VATAN EVLATLARI OSMANLININ TORUNLARI SAYESİNDE BÜYÜK SAYILARA ÇIKAÇAĞINA İNANMAKTAYIM.
AYRICA ŞU ÖNAMLİ NOKTANIN ALTINIDA CİZMEK İSTERİM.
ANTALYAMIZIN VE HATTA ÜLKEMİZİN BİR ÇOK GÜÇLÜ KALEMLERİDE BU SİTEMİZDE MAKALELERİNİ YAYINLAMAK TADIR.
SİZLERİN YÜKSEK DERECEDE KATKILARI OLAÇAGI İNANÇI TAŞIMAKTAYIZ.
İNŞALLAH ARTIK ÜLKE İÇİDE ÜLKEMİZİN DIŞARISIDA BİZİMANTALYA.COM OKUYAÇAKLAR DESTEKLAYEÇEKLER BUNUDA BİZLERİ MERAKLA İZLEYEN YAKIN TATLI REKABETÇİ ARKADAŞLARIMIZ GÖREÇEKLER.
BU İŞLERİN NASIL OLDUĞUNU OSMANLININ TORUNLARININ SAYISAL GÜCÜNÜ MADDİ VE MANEVİ GÖREÇEKLERİNDEN HİÇ BİR ŞÜPHEMİZ YOKTUR.
ŞU ARADA BİR KAÇ MÜBAREK BAYRAMLARI PAYLAŞIYOR VE AZİZ YÜCE TÜRK MİLLETİYLE PAYLAŞIYORUZ NE MUTLU BU GÜNLERİ BİZLERE EMANET EDEN ASİL RUHLU KORKUSUZ KAHRAMAN ECDATLARIMIZ.
RUHLARI ŞAD MEKANLARI CENNET OLSUN .
HZ. ALLAH C.C. AZİZİ MİLLETİMİZİN YAR VR YARDIMCISI OLSUN.
RAMAZANI SERİFLERİMİZDE İSLAM ALEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLSUN.
2008-08-30 18:22     MÜRSEL NAMLI
Değerli arkadaşlar bugünün anısına yazdığım bu şiirimi sizlerle paylaşmak istedim bir TÜRK bir gazi olarak benim için çok önemli bir gün 30 ağıstos zafer bayramı yüce TÜRK milletine kutlu olsun

İZİNDEYİZ ULU ÖNDER ATATÜRK

Bugün yine zaferinle coşarız
Sığmayız bendine dağlar aşarız
Vatan için hergün ŞEHİT düşeriz
İzindeyiz ulu önder ATATÜRK

Tarihlere sığmaz türkün zaferi
Mustafa kemaldir ulu önderi
Süslüyor ay yıldız mavi gökleri
İzindeyiz ulu önder ATATÜRK

Bugün büyük taaruz büyük bir zafer
Muzaffer komutan muzaffer asker
Tarihe sığmayan o büyük liğder
İzindeyiz ulu önder ATATÜRK

Asker sivil hep birlikte milletin
Demokratik laik cumhuriyetin
Bizlere emanet kutsal eserin
İzindeyiz ulu önder ATATÜRK

Vatan millet bayrak için yaşarım
Türke kefen biçenlere şaşarım
Askeriyiz ulu önder atamın
İzindeyiz ulu önder ATATÜRK

NOT. bu şiirimi yüce TÜRK milletine ve T.S.K armağan ediyorum



2008-08-30 17:50     GÜNEŞİN OĞLU 38
GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
_
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi.
_
19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
_
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. 'Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü'nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: 'Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.' emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu.
_
23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e 'gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi verildi.
_
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld'. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.









2008-08-30 17:45     GÖKÇE
değerli dostlar 30 ağustos nedeni ile bir şiir yayınlamak aklımdan geçiyordu birde baktım ki şehitler intizar ediyor isimli şiirmin yarısı sayfamda var yarızı nı geçmemişim bu eksikliğimi görünce düzeltme yaparak bu günün anısına yorumlarınıza sunuyorun uzun oluşundan sıklımazsanız memnun olurum lütfen okuyun ve o fedakarlıkları


Şehitler intizar ediyor

1
Kısmet oldu, yolum geçti benim, Çanakkale’den
Söyler dururdu ninem, burada şehitmiş dedem

Dağa yaslanmış bir yazı, DUR YOLCU diyordu
Bir ikaz ki, ilgileri toprağa çekiyordu

Duyarsanız, bu yığınlar, o kadar sessiz değil
Duyarsanız,iyice kulak, ver iyice eğil

Yükseliyor bu sessiz yığınlardan nidalar
Bu nidalar duyabilen her kulağı tırmalar

Dinlemiştim, kulak verip,bu toprağın sesini
Hissetmiştim,şehitlerin bizlere öfkesini

Dedim ki, hissettiklerimi, ben kaleme alayım
Dedim ki, intizarlarına ben tercüman olayım

Dedim,bir,bir anlatayım, şehitlerin öfkesini
Onlar ne söylerlerse, ben yazayım hepsini

Her kabirden aynı nida, aynı ses yükseliyor
Sızlayan kemiklerle, mezarda yatması zor

Diyorlar, ve sonunda hep, sitem ediyorlar
Hepsi kızgın,öfkeli,sessiz söyleniyorlar

Torunlarımız, neden? tarihten ders almıyor
Neden? o uğursuz nifak, aranızda kaynıyor

İstiklal uğruna biz, göz kırpmadan ölmüştük
Toprak için,toprağa, kefensiz gömülmüştük

Bu inanç, bu imanla, engelleri aştık biz
Aç,susuz,per perişan, tutkulu savaştık biz

Biz bu topraklar için, hep beraberce öldük
Bu toprağa,kefensiz ve tabutsuz gömüldük

Bu savaşta,kanatsız aştık, hırçın dağları
Etten,kemikten ördük,burada çelik ağları

Yarınları, yarınları düşündük biz ölürken
Mutluluğunu yaşadık zafer’in, gömülürken

Biz yarınlar uğruna bir meşaleyken söndük
Siperler sekiz metre,etten surlara döndük

İstiklal için verdik, ölümüne bir kavga
Göğüs gerdik, düşmana, bu kıyıda,bu dağda

Hür doğduk, hür yaşansın diye ölüme koştuk
Anadolu,Trakya, tek bir yürek olmuştuk

Oğlunu gurur ile, göndermişti anneler
Ateş saçan toplara, kalkan idi sineler

Doğuluyum,batılıyım,kuzey, güney denmedi
Vatan sahiplenildi,düşmana verilmedi

Rizeli Temel,Maraşlı Ökkeş,muşlu kerem
Erzurumlu dadaş ali,Ağrılı Rüstem

Sivas’tan katılanlar, genç yiğidolardı
Bu savaşta Giresun uşakları da vardı

Öldüler birer,birer, vermedi siperleri
Çekilmedi geriye Yahya çavuç erleri

Bir Seyit onbaşı ki, tek başına savaşan
Bir top mermisi var ki, insan gücünü aşan

Şevk ile,Allah deyip kucakladı mermiyi
Tek başına batırdı,boğazdaki gemiyi

Muğlalı yaralıyken,Bingöllü koşuyordu
Ağrılı düşman ile, hala savaşıyordu

Bursalı siper idi,muşlu ateş ederken
Karslı elinden tuttu, Amasyalı ölürken

Cansız düşerken muşlu, hasretti bir kucağa
Yere düşmesin diye, Vanlı koştu sancağa

Kol kırdı şarapneller,döşü deldi mermiler
Bombalar başa yağdı,kuruldu kanlı mahşer

Önce,can demedik biz, biz önce vatan dedik
Böylesi özveriyi, sizlerden de beklerdik

Gün oldu,birimiz için, feda olduk hepimiz
Gün oldu, hepimiz için, üzüldük her birimiz

Çocukları,torunları,düşündük biz ölürken
Yarınları,yarınları düşündük gömülürken

Tek, tek düştük toprağa, kuru yapraklar gibi
Hatırlanmak isterdik, kutsal topraklar gibi

Yaşayandan daha çok, ölen, Gelibolu’ da
O çarpan yüreklerin kökü, Anadolu da

Bir ucu Trakya da,doğudaydı bir ucu
Kat,kat daha fazlayken, bizden düşmanın gücü

Bu topraklar uğruna, kanla yazıldı destan
Uğruna ölünen her toprak kutsal vatan

Adı ÇANAKKALE ‘dir bu yazılan destanın
Adı TÜRK’dür,bu şerefin,bu şöhretin, bu şanın

11
Mezardan görüneni, anlatalım da size
Yaptığınız hatalar, takılsın zihninize

Bizi, ölüm üzmedi, sizin üzdüğünüz kadar
Kızmadık biz düşmana, size kızdığımız kadar

Biz, bu savaşı, kardeş kavgası için yapmadık
Biz, bu vatanı, bölünsün diye bırakmadık

Bize yetmiyor, on sekiz martlarda anılmak
Bu, bize saygı değil,bize saygı birlik olmak

Gümanınız saygı ise, toprak olmuş halimize
Önce vatan deyiniz, geliniz kendinize

Bize saygı, şehitliklere gelip bakmak değildir
Bize saygı,tarihe ağıt yakmak değildir

Bize saygı değildir, dini siyasete alet
Türban ne ki,sen içindeki fitneyi hallet

Gencecik çocukları, daha dün gönderdiniz
Şu kardeş kavgasına, bir son veremediniz

Bize saygı, sahip çıkmaktır eserimize
Bize saygı, hizmet etmektir ülkemize

Bir çoğunuz yatarak, tembelliği yeğlediniz
Diskolarda,barlarda, fütursuzca eğlendiniz

Kiminiz ön oldunuz, vatandan kaçanlara
Kiminiz hor gördünüz, her kim düşmüşse dara

Kiminiz hep çaldınız,kırk ambarlı fare gibi
Kiminiz göz yumdunuz,aciz, biçare gibi

Dini alet ettiniz, kiminiz siyasete
Baş örtüyü,türban diye lanse ettiniz millete

Kiminiz hakaretler yağdırdınız Ata’ya
Müslüman Türk, nasıl düşer, böylesi bir hataya

O olmasa, biz ölmesek, İslam kalamazdınız
Demokrasi gelmese, sizde konuşamazdınız

Gençler öne sürüldü, art niyetler gizlendi
Bu yüzden, bu ülkede,nifaklar filizlendi

Siyaset ateşinde, maşa yapıldı gençler
Sokaklar kan deryası, kan gölü oldu her yer

Kalkınmış ülkelerle yarışa girmediniz
Genç nesil’e, öğrenmeyi benimsetemediniz

Çalışmanın hazzını, tattırmanız gerekti
Başarmanın zevkini, yaşatmanız gerekti

Hala aşamadınız, yoksulluk engelini
Kıramadınız hala,cehaletin belini

Emek ve güç vermeden, kazanmak istediniz
İhtiraslar uğruna, yan yana gelmediniz

Birlikten kuvvet doğar, böyle düşünmediniz
Kişisel çıkarlardan, hiç ödün vermediniz

Sıkılmadan düştünüz, peşine nefsinizin
Bu vatan sizin değil, bu vatan hepimizin

Çoktan başlanmalıydı,kalkınma hamlesine
Dünya hayran kalmalı, Türk’ün özverisine

Köyü ihmal ettiniz, köylere inmediniz
Köyden kente göç oldu, engelleyemediniz

Fabrika bacaları metropol şehirlerde
Neden tüten baca yok, bir beldede bir köyde

111
Bu sessiz yığınlarda, vardı elbet bir kaygı
Yaşayanlar, onlara göstermeliydi saygı

Bu saygı,bu kavgayı silip atarak olur
Emek ile, güç ile, bir iş yaparak olur

Vaz geçilse, emeksiz kazanma sevdasından
Bir hamle daha gelse, bir hamlenin ardından

Genç,yaşlı,kadın,erkek, iyice düşünmeli
Hata tespit edilip, yanlış düzeltilmeli

Refahın zirvesinde, olsun benim milletim
Diyorlar ki, ülkeyi çalışarak yönetin

Emek ve ilim ile, kalkındırın vatanı
Ancak memnun edersiniz, bu toprakta yatanı

Medeniyet yarışında, siz kapınız zirveyi
Siliniz gönüllerden, acımasız öfkeyi

Size emanet size, kurulan cumhuriyet
Akıtılan kanların, bedelidir hürriyet

Dün ölmemiz istendi, bu günler için bizden
Huzuru istemek hakkımız, var elbet sizden

Bir birinizle değil, barış için savaşın
Medeni milletlerle, yarış için savaşın

Yılmayın engellerden, birlikte aşın onu
Birlik içinde bozun,oynanan her oyunu

Çalışarak olmalı, bize gereken saygı
Sevgiler yeşermeli,yaşanmamalı kaygı

Şayet ders alırsanız, tekerrür değil tarih
Eğer çalışırsanız,hiçte kör değil talih

Siz, önce can demeyin, çıkarı gözetmeyin
Menfaatler uğruna,birbirinizi yemeyin

Hiç birimiz, bizler için, hiçbir şey istemedik
Bunca yıl sessiz kaldık, hiç bir söz söylemedik

Hepsi koro halinde, işte böyle dediler
Hem intizar ettiler,hem de öğüt verdiler

Dediler ki,ödün verirseniz, vakarınızdan
Dirilir kalkarız biz, mezarlarımızdan

Yarınların uğruna, yeniden savaşırız
Gerekirse bayrağı, sonsuza biz taşırız

Şair Yusuf Değirmenci









2008-08-30 17:43     ŞAİR YUSUF
Felsefelerim

'Amaçsız yaşamak güneşsiz bir hayata benzer'

'Eğitimin azlığı ülkenin hastalığıdır.'

'Çocukların en keskin öğretmeni ailenin beden dilidir'

'ülke,öğrencilerin eğitim ciddiyetiyle parlar'

'Var oluşun temeli hayat
yaşamın cilası sanattır.'


'Bir güzel söz bir cahil'e
Bin altından faydalıdır.'

'Her Türk Askerl vatan binamızın piriketidir'

'bazı eserler:kalıplaşmış düşünceyi modern düşünceye sevdirir
bazısıda modern düşünceyi kalıplaşmış düşünceye sevdirir,
buda sanatçının esere verdiği ALLAH vergisi sanatıyla ve ilhamıyla ölçülür.'

'öğretmenler yarınların parlak zirvesinin merdiven basamaklarıdır
bunlara tırmanıp yükselmekle kendimizi tanıyacağız.'

'insanlarla uğraşmak o kadar ağırdırki:bu yükü kaldıra bilen
dünya cennetindedir.'

'Ben insanları hayat denizinde minerallere ve canlı bir varlıkta
hücreye benzetirim'

'En gözdeki sanat ustaları hayat yolunda sanat çukuruna düşenlerdir'

'ilkokul,lise,yüksekokullar; hepsi hayatın en yüksek zirvesine çıkan sıra sıra merdivenlerdir'

İbrahim Akın







2008-08-30 17:40     İBRAHİM AKIN
ŞÜKÜR

İyiliğe karşılık teşekkür, insani vasıfların başında gelen bir nezaket örneğidir. Bizler madem Allah’ın sayısız nimetlerinden faydalanıyoruz. O halde insan olmamız gereği O’na şükretmeliyiz. Çünkü:

Biz yoktuk, O var etti;

Hayat vermekle taştan,
Ruh vermekle bitkilerden,
İnsanlık vermekle hayvanlardan üstün kıldı;

İslamiyeti vermekle fasıklardan,
İman vermekle kâfirlerden üstün kıldı;

Peygamber göndererek bize selamet yolunu,
Kitab göndermekle bizi kendisine muhatap kabul ettiğini gösterdi;

Nefis ve şeytanın musallat olmasına rağmen ibadet etmeyi nasib etmekle meleklerden bile yüksek makamlara çıkardı;

Hem cansızları, bitkileri ve hayvanları bize yardımcı ve hizmetçi yapıp, bizleri yeryüzüne halife yaptı.

Bir mide için binlerce rızık, bir damak için binlerce lezzet yarattı;

Akıl kalp his, el ayak göz kulak gibi kıymetli cihazlarla bedenimizi donatıp bunların da her birinin ihtiyacını temin etmekle bize karşı ne kadar cömert ve iyiliksever birisi olduğunu gösterdi;

Bizler için ebedi saadet saraylarını donatıp oralara davet etmekle bizlere ne kadar çok değer verdiğini gösterdi.

* * *

İşte, kendisine bu kadar iyilik ve iltifat eden ve her gün binlerce nimetinden istifade ettiği Rabbine şükretmeyen, üstelik hiç de utanmadan, büyük bir pişkinlikle “benim kalbim temiz” diyen bir nanköre, sırf iki ayaklıdır diye insan denilir mi?

Her şeyin bir bedeli olduğu halde, bin nimetin biricik de olsa bedeli yok mu? Üstelik iyiliğin karşılığı ancak iyilik; nimetin karşılığı da ancak teşekkür değil mi?

Şimdi bütün bunlar dikkate alındığında, ibadet ederek şükredenlerin hakikaten Cennete layık; bu kadar iyilik ve nimete karşılık nankörlük edenlerin, yetmiyormuş gibi bir günahlara dalan asilerin Cehenneme ne kadar müstahak olduğu anlaşılır.

Cenab-ı Hak kullarına ebedi olarak iyilik ve ihsanda bulunmak için Cennet saraylarını yaratmış. Hangi kul ne kadar iyilik ve ihsanda bulunmaya değer olduğunu görmek için de dünyaya göndermiştir. Kullardan beklediği, nimetlerin kimden geldiğini bilip ibadetle O’na şükretmek, neticede iyilikten anlayan bir kul olduğunu ispatlamaktır.

Mesela sen bir kimseyi evinde misafir edip çeşitli ikramlarda bulunduğunda sana hiç teşekkür etmese, hem çok cihetlerle sana karşı hürmetsizlik etse bir daha onu evine misafir alır mısın? Elbette almazsın.

İşte sen de Rahman olan Allah’ın şu dünyadaki misafirisin. İkram ettiği çeşitli nimetlerinden istifade ediyorsun. Eğer bu nimetlere karşılık teşekkür etme nezaketini göstersen elbette seni Cennetine alır ve orada sayısız ikramlarda bulunur. Zaten Kendisi de hep ikram etmek istiyor.

Fakat şükretmezsen, üstelik çok cihetlerle saygısızlık etsen ne diye seni Cennetine alsın ki?

O halde iyiliğe iyilikle, nimete teşekkürle karşılık ver, iyilikten anladığını göster ki, nezaket sahiplerinin yurdu olan Cennete sen de girebilesin.




2008-08-30 17:35     MEŞVERET İSPARTA
BİZLER SİVASLIYIZ BİZLER OSMANLIYIZ SONUNA KADAR MÜRSEL NAMLININ YANINDAYIZ..
SİVASLI YİĞİDOLAR OSMANLININ TORUNLARI..
2008-08-30 17:15     SİVASLI YİĞİDOLAR
MÜRSEL BEY SİZİN YAZILARINIZI OKUTMAK İÇİN BİZİM OSMANLILAR GRUBUNA GÖNDERDİM BİZİMANTALYA.COM TÜM DÜNYA YAKİNEN SİZLERİ DAHA YAKINDAN TANIYAÇAK.
SAYGI VE DUA İLE..
SELMA SAMSUNLU...OSMANLININ TORUNLARI
2008-08-30 16:58     OSMANLININ TORUNLARI
BİZLERDE DEĞERLİ AGABEYİMİZİ OSMANLININ TORUNLARI SİTESİNDEN TANIDIK.
BUNDAN BÖYLE KIYMETLİ ABİMİZİN YAZILARINI DAHA DOĞRUSU BİZİMANTAYA.COM SİTESİNİ SIK KULLANANLARA EKLEDİK İNŞALLAH HER GÜN BİR KAÇ KEZ ZİYERET EDEÇEĞİZ..
OGUZBOYLU OGUZ EDİRNE..
2008-08-30 16:55     OGUZBOYLU OGUZ
SELAMÜN ALEYKÜM MÜRSEL NAMLI ABİ ÜLKEMDE SİZLER GİBİ DEĞERLER GÖRDÜKCE AZİZ YURDUMUZU DAHADA ÇOK SEVİYORUZ.
SİZİN ÖZET HAYATINIZI OSMANLILARIN TORUNLARI SİTESİNDE OKUDUK VE TÜM EKİP ARKADAŞLARIMIZA'DA OKUTTUM...
VATAN UĞRUNA BU KADAR EZİYET GÖREN BİR AGABEYİMİZİN YILLAR SONRA TEKRAR BU ENERJİYLE VATAN DAVASINA SAHİP ÇIKMASI BİZLERİ ADETA DUYGULANDIRDI...
BU ÜLKEDE BİRİLERİ DAVA GÜDERKEN SÖZÜM ONA BAZI DAVACILARDA PARA DAVASI GÜTMEKTELER..
İŞLERİ GÜÇLERİ ŞÖHRET MADDE VE LAF CAMBAZLIĞINADA GELİNÇE, DAVACI ARKADAŞLAR.
BİZLER RAHMANIN İZNİYLE KİMLERİN NE OLDUĞUNU İYİ BİLİYORUZ.
VATAN TOPRAKLARINA ŞEHİT DÜŞEN MEHMEDİMİN KANINDAN NEMALANMAK İSTEYEN ALÇAKLAR VAR AMA BENİM ÜLKEMDE MÜRSEL NAMLI GİBİ YAZAR DAVA ADAMI AGABEYLERİMİZ OLDUKÇA BU HAİNLER EMELLERİNE ULAŞAMAYAÇAKLARDIR..
TÜM AZİZ MİLLETİMİZİN MÜBAREK RAMAZANI ŞERİFLERİNİ KUTLUYOR ÜLKEM VE MİLLETİM ADINA HAYIRLARA VESİLE OLMASINI HZ. ALLAH C.C. NİYAZ EDİYORUZ.
BİZLER OSMANLININ TORUNLARIYIZ...
2008-08-30 16:52     OSMAN OSMANLI
murat yıldırım sosyoloji bölümü
2008-08-30 15:46    
yorumuma değerlendirme yapan arkadaşlara yorumumu okudukları için teşekkür ederim. fakat benim osmanlıyı küçük düşürmek gibi bi niyetim olmadı. ben bir osmanlı hayranıyım. vermiş olduğum örnek küçük düşürmek için değil ibret alınması içindir. reddi miras tarih anlayışı ile yetişen nesillerin düştükleri durumu ortaya koyması açısından bu türden bir örnek verdim. ikinci yorumda yapmış olduğun imparatorluk tarifi kendi açından doğrudur. ama imparatorluğun sözlük anlamı içinde birden fazla ulusu barındıran devlet manasına gelir. ben o yüzden imparatorluk diyorum osmanlıya. hem imparatorluk demek osmanlının büyüklüğünü gösterir. yer yüzü bugune kadar kaç tane imparatorluk gördü parmakla sayılacak kadar. bu parmaklardan biriside osmanlı imparatorluğu idi gurur duyalım bence.
2008-08-30 15:46    
GÜNAYDIN DOSTLAR,,HER YERİ İŞGAL EDİLMİŞ İMPARATORLUKTAN,VAROLMA MÜCADELESİNİ KAZANMIŞ BİR ÜLKE,VE,BU UĞURDA CANINI VEREN AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET İLE ANIYORUZ,,

AYRICA TÜRK,ÜN TARİHİNİ OKUMIYAN,SİNSİCE SALDIRILARLA BÖLECEĞİNİ ZANNEDEN ŞEREFSİZ HAİNLER 30 AĞUSTOS,UN NEDEN KUTLANDIĞINI ARAŞTIRMASI GEREKİR,,100 YILDA GEÇSE BİR KARIŞ TOPRAĞIMIZI KİMSELERLE PAYLAŞMIYACAĞIZ,,BU UĞURDA CAN VEREN ŞEHİTLERİMİZ GİBİ BİZLERDE HER AN ŞEHİT OLMAYA HAZIRIZ,,




Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. 'Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü'nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: 'Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.' emrini verdi.
Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e 'gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi verildi.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld'. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Baş