“Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından.
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından.”
Ben bu dörtlüğü bir yerden hatırlıyorum… Feyzi Halıcı’nın mı, Ahmet Kudsi Tecer’in mi, Ahmet Muhip Dranas’ın mı, yoksa Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mı?.. Evet evet, Tanpınar’ın…
Google hocamız da beni teyit ediyor ve “HATIRLAMA”ya çalıştığım bu iki dörtlükten ibaret küçücük büyük şiirin tamamını zevkle okuyorum:
Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak,
Rüyalarım kadar sade güzeldin.
Başbaşa uzandık günlerce,
Islak çimenlerine yaz bahçelerinin.
Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından.
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından.
Ahmet Hamdi TANPINAR
İlmî ve edebî eser hırsızlığına intihâl denir. Maalesef üzerinde durulmayan bu hırsızlık olayı, telif hakkı konusunda çıkarılan yasaya ve ağır tazminat cezası tehditlerine rağmen yaygın durumda…
Hiçbir kaynak göstermeden “alıntı” ibaresiyle çalıntı yazıları, şiirleri orada burada yayınlıyorlar…
STAR gazetecilerimizden Çetin oğlu Mehmet ALTAN’ı tanımayan yoktur. Liberal Demokratların bayrak isimlerinden biri, belki de birincisi… Ergenekon ve derin devlet geyiklerinin başkahramanlarından… Bu arada malûm cemaatın da el üstünde değil baş üstünde tuttuğu, ekranlarını, sayfalarını sonuna kadar açtığı demokrasi mücahidi…
"Azgın Demokrat" Bay Altan, aşkın gazeteci, coşkun insan hakları savunucusu ve demokrasi fedaisi geçinir… Öyledir de… İyi güzel de, bu özellikler “intihal”le köşe doldurmayı meşru kılar mı?.. 14 Şubat Pazar Sevgililer Gününde “SEVGİLİM”e armağan olsun diyerekten köşesini şiirle süslemiş. Yukarıdaki dörtlük de onun köşesinden… Kibarcası edebî eser araklaması diyebileceğimiz intihâlin en taze, güncel örneği…
Sanal alemde şöhretinden dolayı Mehmet ALTAN imzasıyla çığ gibi yayınlanan “SEVGİLİM” şiirinde (?!) kaç tane intihâl yapıldığını doğru olarak bulana, bilene sürpriz bir hediyem var…
Cevaplarınızı bekliyorum…
Bu yazıyı iki yıl önce Sevgililer Günü'nde yazmış ve 15 Şubat 2010 Pazartesi günü yayınlamıştım.Üzerinden iki yıl (yani 24 ay, yani 104 hafta, yani 730 gün) geçmesine rağmen kimseden tık yok...
Sadece Sevgililer Günü'nde değil, her gün sevgiyle kalın... Hoşça kalın... Dostça kalın...
Hasan TÜLKAY 13.02.2012 Bucak-Burdur
| Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Antalya, Isparta ve Burdur'dan tüm son dakika gelişmeleri, Bizim Antalya gazetesinin tüm haberleri sorumlu değildir. |