EFTEN PÜFLER-1

05.02.2012 19:30

YORUMLAR 5.2.2012

PARA VE ONUR

Diyorlar ki: “Paranla şeref kazanma. Şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde şerefin de bitmesin!...” Şerefinle yaşayıp adam gibi çalışmakla da sana saygınlık kazandıracak kadar para kazanmak mümkün mü acaba?.. Zaten paranın gücüyle kazanılmış şeref, müzayededen satın alınmış “Gazi” madalyası ile hava atmaya benzer…

***

HER BÜYÜME GELİŞME DEĞİL…

Her değişme gelişme değil... Siyah-beyaz yıllarımızda çekilmiş hatıra resimlerimize baktıkça kendimden utanıyorum.Çam yarması gibi adam azmanları hakkında neler söylerdim neler?!.. Demek ki büyük lokma ye(me)yip, büyük laftan da sakınacakmışsın… Haa.. bir de kimseyi kalıbından, kıyafetinden ötürü kınamayacakmışsın... Şimdi o sefil, garip yıllarımızdaki genç ve diri görünüşümle yüzleşmeye korkuyorum..:(((

***

SARI DOĞAN (Eşlik) İŞKENCECİ Mİ?..

Vatanımın her manada gelişmesinin en büyük engelidir darbeler... Hele ki 12 Eylül... Toplum sağcı-solcu denilerek kutuplara ayrılmış, AĞALAR malı götürmüştür. Tabii ki bu ortamın oluşmasında katkısı olanların yedi ceddine can-ı gönülden dua ??? edeceğiz Hocam... "Serdengeçtiler"in "Çilekeşler"in BAĞRIYANIK... Diğerleri bu işten bile nasıl nemalanırımın peşinde... Rabbim Milletime "feraset" nasip etsin...

 

Dün ve bugün gazetelerde işkenceci asker itirafçısı sunumuyla hatırı sayılır bir yer tutan Sarı Doğan'ı kardeşim gibi severim. Sarı Doğan açlığından ölse gitse kimsenin haberi bile olmazdı.12 Eylül ve işkence olaylarını gündeme getiren medyatik güçlerin niyetleri ne olursa olsun;1970'li yıllarda yaşadığımız karanlık cinnet ortamı ve 12 Eylül darbe dönemi gerçeklerini korkmadan örtmeden bütün hakikatıyla anlatabilsek kendimizden utanırız.Bu nasıl millet, nasıl devlet, nasıl sistem ki; dünyanın en değerli varlığını, gençliğini, ümidini, istikbâlini adeta diri diri betona gömer?!.. Sebep olanlar kebap olsun (mu) diyelim?...

 

970'li yıllarda yaşanan karanlık cinnet ortamı ve 12 Eylül darbesi Sarı Doğan gibi nice gencimizin evsiz barksız mesleksiz mesnedsiz boşlukta kaybolup gitmesine yol açtı.. Bu kadar ağır beddua da hoş değil amma; tekrar ediyorum: Sebep olanlar kebap olsun inşallah!.. Yüreğimiz yanık da ol sebepten.......

 

ŞEKLEN DİNDARLAŞMAK MÜSLÜMANLAŞMAK DEĞİL…

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu “dindar nesil” tartışmalarına son noktayı koymuş:” Türkiye dindarlığının daha içselleşmesi, ahlakileşmesi ve bilgiye dayalı olması lazım. Türkiye'de görsel dindarlık artıyor. Umreye gidenlerin sayısı bizi yanıltıyor. Şekilciliğe karşı dindarlığın içini dolduralım" “Dindarlık bir insanın öz sorunu, öz gerçeği, kendi sorunu. İbadet de kişinin özgürlük alanı ve tercihi. Peygamberimizin uyarısıyla söyleyeyim; dindarlığın en üst düzeyi, ibadetler değil ihsan mertebesidir. Çok geniş boyutuyla insan hakları, yetim hakkı yememe, temizlik, üretme, gıybet etmeme diye düşünürsek, Türkiye'nin dindarlaştığını söylemeyiz…”

 

 Şeklen dindarlaşma ile kendimizi aldatıyoruz ama; Allah’ı da aldatabilecek miyiz? 

                                                                                                                                                                                 Hasan TÜLKAY Antalya-05.02.2011

 


Tüm Yazıları

Haber yorumları - Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır... [ ilk yorumu sen yap! ]


Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Antalya, Isparta ve Burdur'dan tüm son dakika gelişmeleri, Bizim Antalya gazetesinin tüm haberleri sorumlu değildir.