Karacaören Barajı'ndaki İçme Suyu Tartışmaları sürüyor

  • "Ben yörüğüm kepeneğimi alıp, barajın başında yatmaya hazırım, barajı alabilen varsa hodri meydan."

31.01.2012 21:46

Burdur Kamuoyunda ve yerel televizyon da 15 gündür konu olan Karacaören Baraj suyunun Antalya’ya içmesuyu olarak verilmesine Burdur Ticaret Borsası  Yönetim Kurulu Başkanı Baki Varol tepki gösterdi.

 Burdur Ticaret Borsası Başkanı Baki Varol Karacaören Baraj suyunun Antalya’ya içmesuyu olarak verilmesi için Antalya ve Isparta arasındaki yapılan anlaşmaya ilişkin açıklama yaptı. Başkan Varol; “Daha önceki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel döneminde Karacaöeren Barajı yine gündeme gelmişti. O dönem sivil toplum örgüleri ve siyasilerle görüşmeler sonucu Karacaören Barajından su alınmasından vazgeçilerek, Manavgat Oymapınar Barajından su alma girişiminde bulunulmuş. Ama o yöre halkının tepkisi sonucu oradan da vazgeçilerek tekrar Karacaören barajına dönülmüştür. Antalya’nın 2045 yılı içme suyu planlanarak tekrar Burdur Karacaören Barajı’ndan su alınabilinir mi? denilerek Antalya Büyük Şehir Belediyesi, Isparta İl Özel İdaresi ve Belediyesi tarafından Burdur’un herhalde sahibinin olmadığı zannedilerek, tereyağından kıl çeker gibi  sessizce Antalya ve Isparta işbirliği sonucu Karacaören Barajı Burdur’un sınırları içerisinde olmasına rağmen hiç bir idareci, hiç bir siyasetçi,  mülki amirleri ve Sivil Toplum Kuruluşları ile görüşmeden bu karar alınmış. Eğer bu konu bizlere de sorulsaydı, bu konudan haberdar edilseydik, Burdur bunun bir köşesinde olurdu, bilgimiz olurdu. Ama ne yazık ki bizlerin hiç bir bilgisi olmadan bu su verilmek istenmekte. Ben buradan Burdur halkına, üst düzey yöneticilerine, iktidar ve muhalefet partilerine seslenmek istiyorum. Burdur’u bu kadar sahipsiz mi görüyorlar, her gelen Burdur’dan bir pay alıp dönüyor, Burdurlular’a ne olacak diye bakan yok, Burdur’u ne yöne koyacaklarını ben merakla izliyorum. Bunun içerisinde sivil toplum örgütü olarak bizlerin binlerce mücadelemiz, binlerce çalışmamız nereye kadar sürecek? Biz de bir tabir vardır eskilerden gelen “kilitleyin anahtarı da başkasına verin” diye. Acaba Burdur’u kapatıp başkasına mı teslim edeceğiz diye düşünmeye başladım ben. Bugüne kadar Burdur’da oluşan olayların arkasından gidiyoruz ama sonuca ulaşılamıyor. Niçin sonuca ulaşamıyoruz? Acaba yerelde mi sıkıntımız var, iktidar boyutunda mı sıkıntımız var, muhalefet boyutunda mı bir sıkıntımız var, sivil toplum örgütü boyutunda mı bir sıkıntımız var? Hangisinde sıkıntı olduğunu hakikaten şaşırmış durumdayım. Eğer bu sıkıntılar olmasaydı bu güne kadar gözle görüldüğü gibi bütün uygulamalarda Burdur saf dışı kalıyor. Teşvik olaylarında büyük şehirlerle beraber olduk ama, Burdur hiç faydalanamadı. Döviz bedelli asker vardı Burdur’un ekonomisini kalkındıran o gitti. Yani Burdur’da ne yapmamız lazım?

 Ben Bucak’tan ilerisini Antalya’ya, Tefenni, Karamanlı, Gölhisar, Yeşilova bunları Denizli’ye, Dirmil’i de Fethiye’ye bağlayıp, Burdur’u kapatacak mıyız diye merak eder hale geldim. Çünkü kopar gitsin hesabıyla bugüne kadar olan olaylarda hiç Burdur’a geri dönen yok. Sivil Toplum Örgütü Başkanı olarak her zaman dediğim bir şey var, “Burdur küçüktür ama içindeki beyinler büyüktür” derim. Ben bunu bir kez daha dile getirmek istiyorum. Eğer Burdur halkı Burdur’u yaşatacaksa bu sefer Karacaören Barajında Burdur halkının desteğine ihtiyacımız var, Bucak halkının desteğine ihtiyacımız var. Bugüne kadar Sivil Toplum Örgütleri olarak, Burdur-Antalya-Isparta bu üç ili bir olarak değerlendirip, herkes pastadan kendine düşen payı alsın demiştik, ama ben görüyorum ki, Antalya ve Isparta Karacaören Barajında Burdur’u yalnız bırakıp, iki il kendisi arasında anlaşarak, Burdur’un hiç haberi olmadan Karacaören Barajını tereyağından kıl çeker gibi alıp götürmeye çalışıyorlar. Ben hem Antalya’nın yerelinin, hem sivil toplum örgütlerinin, hem Isparta yerelinin ve Sivil Toplum Örgütlerinin karşısında olduğumu buradan sesleniyorum. Ne kadar gücüm yeter bilmiyorum, ama Burdur halkının bu konuya destek vereceğini ve hakkını savunacağını düşünüyorum. 

  Şu anda Baraj etrafında 32 tane işletmenin olduğunu biliyoruz. Türkiye genelinde alabalık üretimi 75 bin ton, bunun 9 bin tonu Burdur’da üretilmektedir. Bu 9 bin ton balığın da Burdur’a girdisi 45-50 milyondur. Şimdi böyle bir kazancımız elden gidiyor. Oradaki işletmeler ve turizm ölüyor. Burdur sınırları içerisinde olan barajın suyu alınıyor, Burdurlu halkımızın hiç bir şeyden haberi yok. Böyle bir şey asla kabul edilemez. Bu durumda Antalya ve Isparta illerimiz Burdur’u benimsemiyorlar mı? adamsamıyorlar mı? Bizim ilimizi il olarak görmüyorlar mı? Isparta ve Antalya ile içiçe olan bir ili, bütün girişimlerinde destek olan bir ili dışarıda koymaları anlaşılacak bir konu değildir. Ben her iki ilin bu su olayında girişim yapan yetkililerini kınıyorum. En azından Burdur’un idarecilerine bir bilgi verilip, böyle bir ihtiyacımız var denilebilirdi. Bizler içme suyu almasınlar demiyoruz. Antalya 2045’in su planını yaparken Burdur bunun neresinde? Burdur 2030’un planını yapıyor mu? Belki Burdur’un, Bucağın ihtiyacı olacak. Karacaören Barajı Bucak’ta hem sulamada hem de içme de kullanılabilir. Sıkıntı olursa Burdur’da da kullanılabilir. Burdur’umuz yıllarca yüksek sertlikteki kireçli suyu içti. Yıllarca Çine Ovası’ndan gelen suyun sertliğini tartıştık. Ama bunu Burdur halkı içti. Şu anda Senir Kasabasından su geldi, Senir’den gelen su için Burdur Belediyesi Isparta Belesiyesine aylık 12 bin lira para ödüyor. Ben Burdur halkına ve idarecilere sesleniyorum lütfen bu olayı bırakmayalım. Giden geriye gelmiyor, Burdur’umuzda o taraftan bu taraftan derken avuç içi kadar yer kaldı. Eğer burayı da vereceksek hiç beklemeyelim, uğraşmayalım, vaktimizi de geçirmeyelim bizler de nereye göç edeceksek edelim. Anahtarı teslim edelim. 

Ben yörüğüm bu kış gününde kepeneğimi alıp bugün itibariyle gidip barajın başında yatmaya hazırım, barajı alabilen varsa hodri meydan, buyursun alsınlar diyorum. Hiç kimse Burdur’un hiç bir çıkarını göz ardı etmesin. Burdur’dan ne koparırsak kar saymasınlar, Burdur halkına güveniyorum, barajımıza sahip çıkacaklarına inanıyorum. Antalyalı yetkililere sesleniyorum, Oymapınar Barajındaki girişimlerini devam ettirsinler. Bu işin burada kalmayacağını söylüyorum. Barajımızı vermemek için elimizden geleni yapacagız. Buradan muhalefet partisine, iktidar partisine sesleniyorum bu konuda destek versinler Burdur’u yem etmeyelim. Herkes kepeneğini giysin barajın başına gidelim. Burdur’un hakkını elinden aldırmayalım. Tüm Burdur’un destek vereceğine inanıyor, bütün hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum.”

Haber yorumları - Yorum Yaz
hilmi zafer - 02.02.2012 00:16:58
başkan hayırlı nöbetler sana şimdiden
erdal konya - 01.02.2012 07:24:43
zatı muhterem yayla menşeli kardeşlerimiz hem antalyada yaşayacaksınız hemde hatırı sayılır bi rakam olarak sonacıma vay bu su burdura ait olmez olemez diyeceksiniz netcez şimdi
Lütfiye Deniz - 01.02.2012 00:03:38
Başkan çok haklı.Bende Antalyada yaşayan bir Burdurlu olarak Karacören Barajındaki içme suyunun Burdur a Ait olduğu konusunda hem fikirim.Burdurumuzun SUYUNA sahip çıkalım.
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Antalya, Isparta ve Burdur'dan tüm son dakika gelişmeleri, Bizim Antalya gazetesinin tüm haberleri sorumlu değildir.