Nazik Polis

  • Cengiz Savaşeri

31.01.2012 11:36

Cengiz Savaşeri

Cengiz Savaşeri

Avrupa normlarına uymanın şartlarından birisi de, emniyet teşkilatı mensuplarının yani polislerin nazik olmalarıymış.


Kibar görünmeyi prim yapma aracı sayan bazılarının, karşılaştıkları emniyet mensuplarından, kibar davranışlar beklediklerine, yaptıkları aşırılıklara veya direnmelerine hoşgörülü davranışlar beklediklerine şahit oluyorum.


Bar buluşmalarında, klimalı ortamlarda içki yudumlayıp, kibar polis arzularını dile getiren, günlük hayattan ve toplumdan uzak kalmış bu azınlıklara şimdilik fazla eleştiri getirmeden, polisin ne şekilde nazik olacağına değineyim.


 


CUMUK yasası yla bir anlamda disiplin içinde hareket etmeye zorlanan Türk polisinin, yeni yasalara uymak yönünde oldukça zorlandığına şahit olduk. Değişimler genel olarak sancılıdır, insanları alışkanlıklarından vaz geçirmek kolay bir iş değildir.


Çanakkale savaşı ve kurtuluş savaşı sonrası Türk milletinin lideri konumuna gelen ve devrimler yapan Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlaşma doğrultusunda yaptıklarını, neredeyse bir asır sonra, günümüzde de tartışanlar, hatta tepki gösterenler yokmu?


 


Benim gençliğimde polislerin el telsizi yoktu, cep telefonları da yoktu. Köşedeki bakkaldan merkezi arayıp görüşürlerdi. Teknik takip gibi kavramlar da doğal olarak lügatlere girmemişti. Emniyet birimleri temin edebildikleri zanlı fotoğraflarını, çevre sakinlerine, semt esnaflarına göstererek ipucu yakalamaya çalışırlardı. Artık suçluya ulaşmak için çok çeşitli deliller bulunabiliyor, MOBESA görüntülerinin yanında, saç kılından, tırnak arasında kalan deri parçasına kadar her şey delil olabiliyor.


Olağan üstü halleri, sıkıyönetim dönemlerini ve ihtilal öncesi ve sonrası yılları yaşamış biri olarak, emniyet teşkilatındaki gelişmeleri  rahatlıkla gözlemleyebiliyorum. Şeffaf polis merkezi uygulamasıyla, polisin sıcak yüzüyle karşılaşılıyoruz, çay bile ikram ediliyor.


Her ne olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, failleri takip edip suçları ortaya çıkarmakla yükümlü emniyet ve adliye mensuplarıda, sonuçta  insan.


Çıkarılan yasalar, yaşamımızla ilgili olduğu kadar suç işleyenle, suçlara mani olmaya çalışan emniyet mensuplarını  doğrudan ilgilendirip etkiliyor.


Son yılların belası terör olaylarına da değinirsek, polisten beklenen nezaketin ölçüsünü tartışmak lazım.


Evine ailesine zaman ayırmakta sıkıntı çeken polisimizin, yok denecek kadar az olan sosyal yaşantısı olduğunu da göz önüne alırsak, her zaman yüzünün gülmesini beklemek, bence biraz abartı olmaz mı?


 


Avrupa ülkelerinde, polis şöyle nazik, böyle kibar türünden muhabbetler yapanlar, toplumun emniyet mensuplarına bakış ve yaklaşımını neden tartışmaz. En basit şekliyle uygulamaya denk gelip,  yolda durdurulduğumuzda, toplum yararına iyi bir denetim olduğunu kaçımız düşünür. Avrupa polisinin ekonomik durumu ile ülkelerinin suç oranlarını veya sözü edilen ülkelerin eğitim düzeyini göz önüne almadan laf ebeliği yapmanın gereği var mı?


Ben Türk polisini sürekli gülücükler atar halde görmek istemem, muhatabının insan olduğunu bilerek ve vatandaşı olduğunu göz önüne alarak hassas davranması bence yeterli.


 


Bizim kültürümüzde çok nazik tavırlarda kişiler, yanlış anlaşılmalara bile yol açabiliyorken, polisimizden devamlı kibarlık beklemek şimdilik fazla lüks galiba. Sürekli nezaket arayanlar, nezaket görme egolarını Antalya otellerinde gidererek mutlu olsunlar bence.


Hoşça kalın, nezaketten çok, huzur içinde kalın.


 


Cengiz Savaşeri


 


 


 


 


Tüm Yazıları

Haber yorumları - Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır... [ ilk yorumu sen yap! ]


Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Antalya, Isparta ve Burdur'dan tüm son dakika gelişmeleri, Bizim Antalya gazetesinin tüm haberleri sorumlu değildir.