Mehmet Çiller
Sayin Çiller, (BİR HAYKIRIŞ )
Siz haktan, hukuktan ve esitlikten yana, kul hakkinin yenmedigi, aydinlik ve cagdas Türkiyenin cevre dostu kisiligi ile ön plana cikmis, cok degerli bir aydinisiniz. Adrasan koyunun sorunlarinin cözümüne odakli, cevreci sezsiz cogunlugun avukati oldunuz, ve bu olayi her türlü tehditlere ragmen kendinize cok önemli bir vazife adlettiniz. Bundan dolayi, Adrasan koyunda yasayan bir fert olarak size emek ve cabalarinizdan dolayi sükranlarimi ve saygilarimi sunarim. Adrasan koyunu yillardir sömürüp, gelecegini karartan isgalci, hukuka saygisiz, cevre düsmanlarina karsi vermis oldugunuz onurlu ve sabirli mücadelenizi kalpten kutluyorum.
Bütün Türkiye kanayan Adrasan yarasina seyirci kalirken, Siz ve sadece Antalyada yasayan kücük bir doga sever gazeteci grup bu konuya büyük cesaret ve inancla sahip ciktiniz, Adrasinin makus talihine dur diyebilme cesaretini gösterdiniz.
Bu asil durusunuz, takip ve tavirlariniz ile Akdenizin en büyük koyu Adrasanin sorunlarini kamuoyu ile paylasarak nadir bir mücadele örnegi sergilediniz. Ancak bu yolda, Adrasan koyunun kaymagini yiyen yasa tanimaz, cikar ve rant gruplarinin her türlü iftira, hakaret ve tehditlere magruz kaldiniz.
Adrasan koyu yaklasik 17 yillik belde belediyesi olmasina ragmen, bu yörede ikamet eden insanlarin mutlu ve huzurlu bir sekilde yasayabilmeleri icin gerekli olan temel hizmetler belediye tarafindan bugüne dek hic bir sekilde yerine getirilmemistir. Örnegin,
- Imar planlari yapilmamistir.
- Hic bir alt yapi sorunu cözülmemistir.
- Cevre düzenlemesi yapilmamis, sokak ve caddeler acilmamistir, ve benzerleri....
Bu arada özellikle altinin cizilmesi gereken konu ise, Belediye baskani Dr. Yalcin Akkulak tarafindan hazirlatilan ranta yönelik, ve özellikle cikar gruplarini gözeten imar planlarinin, defalarca Antalya idare mahkemeleri ve danistay tarafindan iptal edilmesidir. Bu suretle, Turizm bakanliginca ayrilan 3 ödenek bos yere ziyan edilmistir.
Bu süre zarfinda, essiz dünya harikasi Adrasan koyu, imarsiz, cirkin, gelisiguzel yapilmis gecekondularin merkezi durumuna gelmistir. Eger ivedilikle yetkili makamlarca gerekli önlemler alinip, gerekli adimlar atilmaz ise, üzülerek belirtmeliyim ki, Adrasan koyu tam anlami ile ranta kurban edilecektir.
Son olarak bir baska konuyada deginmeden gecemiyecegim. Akdeniz Üniversitesi, su alti ürünleri yüksek okulu bölümünü Adrasan koyunda kuracagini ilan etmisti. Bu olay yöre halkinda cok büyük bir sevinc kaynagi olusturmustu. Cünkü üniversitenin beldeye isik, özgürluk ve canlilik getirecigine inaniliyordu(!!!).
Belli bir zaman sonra, vaad edilen lüx binalar insa edildi. Ancak isin ic yüzü cok farkli idi. Zira söz konusu olan binanlarin hic biri egitim yuvasi degil, bilakis üniversite hocalarin tatil yapacaklari ve hos zaman gecirecekleri bir dinlenme tesisine (Otel) cevrilmistir. Ayricada Adrasanda bir ilk olarak, otellerin giris kapilarina üniformali güvenlik görevlileri yerlestirilmistir. Buna ilaveten, Oxford üniversitesinin dahi cüret edemeyecegi bir sekilde, yasalara aykiri olarak kiyi kenar cizgisi icerisine tecavüz edilerek, cafeterya insa edilmistir.
Bu gelisme karsisinda, Adrasan halkinin Akdeniz üniversitesinin sayin rektörüne ve degerli ögretim üyelerine yöneltmek istedigi bazi sorular bulunmaktadir. Bunlar asagidaki gibi özetlenebilir:
1. Akdeniz Üniversitesinin kiyi kenar cizgisi alanina yaptirdigi gece kondular Anayasa ve yasalara uygunmudur?
2. Üniversiteniz, Adrasanin kangrenlesmis sorunlari hakkinda hangi cözümleri üretmistir?
3. Adrasanin sahip oldugu potensiyelin harekete gecmesi konusunda, üniversite olarak ne gibi fikir ve cözüm önerileriniz vardir?
4. Turizmin gelismesi ve doganin korunmasi yönündeki önerilerinizin yaninda, su anda Akdeniz üniversitesine ait otelin foseptiklerinin orman arazisinin icine dökülmesi konusundaki düsünceleriniz nelerdir?
5. Ülkemizin aydin ve visyon sahibi kisileri olarak, Adrasanin sorunlarinin cözülmesi, modern, gelismis, müreffeh bir belde haline dönüsmesi icin ne tür plan ve projeleriniz vardir?
6. Adrasanin gelecegi icin, Türkiyede bir ilk olacak ne gibi cilgin projeleriniz ve planlariniz vardir?
Saygilarimla
Cevat Dündar
Sevgili dostlarım ,sayın Cevat Dündar isimli ağabeyimin mail’ini kesintisiz yayınlıyorum.
Bu ,bana yapılan ölçüsü fazla kaçmış bir övgü mail’i değil !
Bu ,şahsıma yapılan yalakalık hiç değil !
Evet sevgili Cevat ağabeyim beni olduğumdan fazla göstermiş olsa da ,canhıraş bir yakarış bu...
Senelerce yaban ellerde kazandığı ak süt gibi helal paralarla yaptığı birkaç bungolovunun ,Başkan Akkulak tarafından yerle bir edilmesine yapılan canhıraş bir yakarış bu...
Onlarca kaçak kıyı kenar çizgisi içindeki kaçak yapılar yıkılmazken ,kıyı kenarda olmayan emeklerinin yıkılmasının haksızlığının canhıraş feryatları bunlar...
Basının ve Turizm bakanı Ertuğrul Günay’ın UCUBE diye dillendirdiği o güzelim koyun deniz dibine yapılan otelin hala yıkılmamasının canhıraş feryatları bunlar...
İlerlemiş yaşına rağmen tehditlere ve baskılara yalnız başına direnmesinin canhıraş feryatları bunlar...
Daha önceleri bu suçlardan hapis cezası alp ,ertelenen sayın Belediye başkanı Yalçın Akkulak ,olayların üzerine gitmemiz üzerine sayın Erdoğan Kahya ve benim hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Savcılık reddetti. Yine durmadı bir üst mahkeme Manavgat’a itiraz etti . Yine olmadı...
Şimdi de beraber Adrasan mücadelesi verdiğimiz Cevat ağabeyle başı dertte. Yani düşman gözü ile gördüklerine bir yenisi daha eklendi.
Şimdi itiraz edip te reddedilen bir soruşturma daha açılıyor hakkında!
Cevat Dündar’ın şikayeti ile açılan bir dava bu! (Bölge idare mahkemesinin kararı ile 2-12-2011)
Yani kısaca deniz bitti gibi görünüyor.
Adrasan gönüllülerinin yaktığı mum ışığı projektöre dönüşmek üzere...
Birde AKDENİZ ÜNİVERSİTESİNİN ruhsatsız ve iskansız oteline gelelim. Cevat ağabey gerekeni söylemiş ama benim merak ettiğim bir konu var,yetkililer daha ne kadar sessiz kalacaklar.
Bu sene kıyı kenar çizgisi içine restaurant yapıp ,tüm uyarılarımıza rağmen yıkmayan Akdeniz Üniversitesi bu bölgede daha neler yapmak istiyor ?
Bizler bir avuç insan mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Tarafınızdan bu böyle biline muhteremler...
Saygılarımla...