Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Kepez Bölgesindeki sığınma evinde kalan kadınlar, Müdür Nazlı Kücüksarı’nın çok kötü davrandığını, Global Şirketin güvenlik görevlilerinin ise kendilerini aşağıladığını iddia ettiler
Biri koluna takar seni
Güvenlikleri nedeniyle isimlerini açıklamayan sığınmacı kadınlardan bir Müdür, Kücüksarı’nın kendilerini kapı dışarı edeceğini bildirerek, “Param, kalacak yerim, işim yok. Müdüre hanıma konuyu söyledim. Bana ‘Çık git süren doldu. Parkta otur. Nasıl olsa biri seni koluna takar götürür’ diye çıkıştı. Ben namusuyla yaşama mücadelesi veren bir kadınım” dedi.
Azılı suçlu muamelesi
Global Güvenlik Şirketine bağlı çalışan güvenlik elemanları tarafından aşağılanarak hakarete maruz kaldıklarını bildiren diğer bir kadın ise, “Suçlu muamelesi görüyoruz. 14 kadın ve 8 çocuk bulunmaktadır. Sanki kadın sığınma evi değil de bir cezaevi, güvenlik görevlileri de gardiyan. Biz ise mağdurlar değil sanki azılı suçlular gibi, itilip kakılıyoruz” diye konuştu.
Bize ölünce mi sahip çıkacaklar?
Mağdur kadınlar, “Hepsini sineye çekiyoruz, ama birde bizi buradan kovacaklar. Sokakta kalacağız. Yeterli oda bulunmasına rağmen Müdür çıkışımızı verecek. Bir arkadaşımız var bugün sokakta görseler bugün vuracaklar. Sonra da gazetede kurban gitti kadın diyecekler. Bize ölünce mi bize sahip çıkacaklar” diye mağduriyetlerini anlattılar.
Danışıklı dövüş mü?
Söz konusu iddialarla ilgili Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Duygu Batmaz’la telefonla görüşülüp randevu alınmasına rağmen, Batmaz gazetecileri kabul etmedi. Makamında sorularını yöneltmek isteyen basın mensupları Müdüre Duygu Batmaz’ın sekreteri tarafından kapı dışarı edildi.
Gelen vuruyor, giden vuruyor
Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Kepez Bölgesindeki sığınma evinde kalan kadınlar, Müdür Nazlı Kücüksarı’nın çok kötü davrandığını, Global Şirketin güvenlik görevlilerinin ise kendilerini aşağıladığını iddia ettiler
Kepez bölgesindeki Büyükşehir Belediyesine bağlı sığınma evi sakini kadınlar, yaşam ve sağlık şartlarından mahrum bırakıldıklarını söyleyerek isyanın eşiğine gelmiş durumdalar. İsimlerini vermeyen kadınlar bir yandan can korkusu yaşarken bir yandan da kendilerine kol kanat germesi gereken görevliler tarafından aşağılandıklarını iddia ettiler. Kimi kocası, kimi ailesinden kaçan kadınlar bir darbeyi de sığındıkları Büyükşehir Belediyesine bağlı kadın sığınma evinden yiyorlar.
Gidecek yerimiz yok
Van’da meydana gelen depremden sonra Antalya’ya geldiğini bildiren sığınma evinde kalan depremzede kadın, “Beni kadın sığınma evine yerleştirdiler. Geleli 1,5 ay oldu. 2,5 aylık kızım var. İki bayan arkadaşımızın da sığınma evlerindeki günleri doldu. Sığınma evinde üç ve yedi ay kalınabiliyor. Ne yazık ki aynı sığınma evinde kalan Rus ve bedensel özürlü iki bayana arkadaşımıza yetkililer hiçbir şekilde karışmıyor. Bizleri ise 3 ayımızı doldurmadığımız halde kapı dışarı edecekler. Sığınma evi Müdürü Nazlı Küçüksarı bizlere çok kötü davranıyor. Babamdan emekli maaşı alıyorum. Antalya’da kendime ev kiraladım. Sığınma Evinde kalmalarına izin verilmeyen çıkışı verilecek bayanları evime almak birlikte oturmak istediğim için benim burada günüm dolmadan bana da çıkış veriyorlar. Yetkililer sesimizi duysun nereye gidelim” diye konuştu.
Sanki cezaevindeyiz
Görüşlerini aldığımız diğer bir kadın ise, “Eşim Türk’tü beni sığınma evine bıraktı. Ben hasta yaşlı ve bakım kurslarına gidiyorum. Altıncı aydan sonra kursum biter bitmez, Sığınma Evindeki Günüm bitmeden Müdür Nazlı Küçüksarı benim çıkışımı vereceğini söyleyerek, ‘Parka git otur birisi seni koluna takıp gider’ gibi ifadeler kullandı. Benim işim yok, param yok, nerede kalacağım? Çıkışımı vereceğini söylüyor. Kimsesizim Türk vatandaşı oldum. Ben ne yaparım sokaklarda? Hasta oluyoruz, Doktora gidin diyorlar. Paramız yok, nasıl doktora girelim? Sığınma Evinden 2,5 aydır diş macunu istiyorum vermiyorlar. İş aramaya yürüyerek gidiyorum ayaklarım yara oldu. Global Şirketine ait Güvenlikçileri bizlere çok kötü davranıyorlar. Klimaları çalıştırıyoruz diye kumandaları alıp Küçüksarı’ya verdiler. Sanki ceza evindeyiz. Bizler de köleyiz. Haksızlık yapıyorlar. Bizlere iş ayarlamadın sokaklara bırakmak istiyorlar” dedi.

Hiç tanımadığım erkek ilaç paramı ödedi
Eşinin cinsel ve şiddet uyguladığını bildiren ismini vermeyen diğer bir mağdur kadın, “Eşim beni evden kovaladı. Boşanma davası açtık davamız halen devam ediyor. Şarampol caddesindeki bir kadın derneğine gittim. Beni bu Sığınma Evi’ne gönderdi. 2 aydır sığınma evindeyim. Müdür Nazlı Küçüksarı, sağlık sorunlarımızla ilgilenmemelerinden şikayetçiyim.
Büyükşehir Belediyesine ait güvenlik görevlileri hakaret ediyor bizlere. Sığınma Evi yetkilileri istedikleri kişileri 7 ay kalmalarını sağılıyor istememeklerine çıkış veriyorlar. Sağlık sorunlarımız olduğu zaman hiçbir şekilde ilgilenmiyorlar. Migrenim var bir gün migren ağrılarım tuttu. Cebimde kuruş para yoktu. Sağlık sorunumla ilgilenmediler gidin dışarıda muayene olun diyorlar. Akşam 21.00’den sonra dışarıya çıkmamız yasak. Sığınma evi yetkililerinin söylediği kelime ‘Hastalanınca yanınıza bir arkadaşınızı alın gidin dışarıda ne yaparsanız yapın’ diyorlar ilgilenmiyorlar. Aldığımız ilaçların yüzdesini bile ödeyemiyoruz. Bir gün gene hastalandım sağlık ocağına gittim. İlaçlarımın yüzdesi 35 lira tuttu. Hiç tanımadığım bir erkek bu parayı ödedi Allah ondan razı olsun” şeklinde konuştu.
İstiyorsanız kötü yola düşün
Global Güvenlik şirketi görevlilerinin kendilerine gardiyan gibi davrandığını bildiren sığınmacı kadın, İstanbul’da ki Sığınma Evinden Antalya’nın Kepez İlçesindeki Sığınma Evine geldiğini ifade ederek, “İstanbul Sığınma Evindeki adresimin belli olmasından dolayı Antalya’ya geldim. Bir aydır bu sığınma evinde kalıyorum. Çocuklarım da yanımda psikolojileri bozuldu. Okula kayıtlarını Müdür Nazlı Küçüksarı yaptırmadı. Kendisiyle kaç kere konuştum. En sonunda kendim gittim derdimi anlattım milli eğitimde kayıtlarını öyle yaptılar. Çocuklarımın eksiklerini okul müdürü karşılıyor. Çocuklara beslenmelerine koymak için yiyecek vermiyorlar. Depolarda sütler dolu olmasına rağmen, ‘pet şişeye sütü koyun gönderin çocuklar içsin’ diyorlar. Bu sığınma evini Avrupa Birliği destekliyormuş. Biz hiç bir destek göremiyoruz. Dışarıya çıkın istiyorsanız kötü yola düşün diyorlar. Bir ay patates yedik. Çocuğum sıcak çorbaya hasret kaldı. Ayrımcılık yapıyorlar. Buradaki görev yapan öğretmen öğretmenliğini, hemşire hemşireliğini, müdür müdürlüğünü yapmıyor. Kreş öğretmeni bizlerle ilgilenmiyor. Burada dört bayan güvenlik görevlisi var. Burası hapishane değil, bizler bu eve konuk evi diye geldik ne yazık ki bizlere bağırıp hakaret etmekteler. İhtiyaçlarımız oluyor karşılamıyorlar. Sadece yatak ve yiyebilirsen yemek veriyorlar. Mutfağa akşam 21:00’den sonra girmek yasak Odalarımıza meyve çıkarmak yasak. Buradaki baskılardan ve hakaretlerden sorunlarımızı unuttuk. Bundan sonra hayatımız çok zor yetkililer sesimizi duysun bizlere yardım etsin. Ayrıca bizlere temizlik yaptırıyorlar her gün sığınma evini temizletiyorlar. Sığınma Evinde kalan bayan arkadaşlarımızdan bir tanesi hamileydi. Her gün yaptırdıkları temizlik yüzünden düşük yaparak çocuğunu kaybetti” diye yaşadıkları sıkıntıları anlattı.
İç çamaşırı bile vermediler
Ayağına giyecek ayakkabı ve montunun olmadığını bildiren ve aynı sonullarla karşı karşıya geldiğini vurgulayan bir diğer kadın ise, “Çorum’da yaşayan Hüseyin Bilal’le imam nihahı ile evlendim çocuğum oldu. Bilal’i arıyorum. Ailem beni reddetti. 9 aylık oğlum var. İmam nikâhlı eşim Bilal’i bulup çocuğuma sahip çıkmasını istiyorum. Bu Sığınma Evinde çocuğuna giyecek mont vermediler bu soğuk kış günlerinde kaz kez hastalandı evladım. İç çamaşırı istedim. Onu bile vermediler. 1, 5 aydır buradayım iş bul çık diyorlar. İş bulsunlar çıkayım. Gidecek hiçbir yerim yok Sığınma evi müdürü bizlere kötü davranıyor. Şu an sığınma evinde 14 kadın, 8 çocuk var. Çocuklardan ikisi okula gidiyor. Bir tane de hamile bayan var. Sığınma Evine ait araç var ne yazık ki bu araçları bizler iş aramaya gidip gelirken tahsis etmiyorlar. Halimiz çok kötü” diye ağlayarak sözlerine son verdi.
Esra ALTUNKES
| Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Antalya, Isparta ve Burdur'dan tüm son dakika gelişmeleri, Bizim Antalya gazetesinin tüm haberleri sorumlu değildir. |