Bizimantalya’nın değerli okurları,
Bir mahalli seçimi daha geride bıraktık. Her şeye rağmen sevyeli seçim kampanyası yaşadık. Adaylar veya aday adayları arasında hiç hakaret ve hazımsızlık yaşanmadı diyebiliriz. Ülkemiz artık seçim ve seçim sonuçlarına iyice benimsedi. Yani demokrasi artık yerleşti.
Demokrasi çerçevesinde her parti kendi metodunu kullanarak partiler kendi içlerinde belediye başkan adaylarını belirlediler. Eh… Başkanlık koltuğu tek, adaylar çok. Sadece bir kişi seçimi kazanacak. Seçimi kaybeden diğer partiler neden biz kazanmadık diye geriye doğru hata arıyorlar.
Geçmişte yani 2004 de bildiğiniz gibi ben de büyük şehir için aday adayı oldum. Ankara’ya mülakata gitmiştik. Antalya için partinin genel sekreteri mülakat yapıyordu.
Bana “-Sen aday olmazsan kim aday olsun?” diye sordu. Ben de “ –Siz AKP olarak, bu soruyu bana niye soruyorsunuz? Ülkemizde toplumun nabzını en iyi tutan ve anket kültürünü ülkemize getiren hatta anket müessesini yerleştiren bir siyasi ekipten geliyorsunuz. 
Elinizde ;
- Adayların şahsi dosyaları var,
- Adayların proje dosyaları var,
- Parti teşkilatının temayül yoklaması neticeleri var,
- Halk arasında aday adayları ile ilgili yaptığınız anketler var … “ demiştim .
Daha sonra da ilave ettim.
“Bu sonuçlara göre;
- Eğer ben şehri yönetebileceksem, parti teşkilatının desteğini alabileceksem, projelerimi yeterli görmüşseniz , halk da beni seçecekse beni aday yapmazsanız hem bana, hem de partiye yazık edersiniz.”
- “Diğer yandan, eğer ben, bu sonuçlara göre seçimi kazanamayacaksam beni hatır için aday gösterir ve seçimi kaybedersek hem bana, hem de partiye yazık olur.” demiştim.
İlave ettim;” – Benim şahsım için sizi ikna gayretim olmaz. Veriler ortada, doğru olanı yapmak gerekir.”
Tam odadan çıkarken de şöyle söylemiştim,” Arkadaşlar, partiler ideallerle kurulur. Belli bir misyon açıklarlar, kitleler bu misyona göre destek verirler veya vermezler… Ancak kuruluştaki siyasi misyonunuzu kaybederseniz kitlelerin de desteğini kaybedersiniz . O sebepten bu rozeti taktıklarınıza da dikkat ediniz “
Neyse , 2004 yılında DYP li , ANAP lı, MHP li SP li aday adayları AKP de başkan adaylığı yarışı içindeydi. Dolayısı ile bu parti mensupları da o dönemde AKP ye destek vermişlerdi. Ayrıca diğer partilerin de kendi adayları belediye başkanlığı seçimine katılmışlardı. CHP kanadında da DSP ile yine aynı yarış içindeydiler. MHP, DYP , ANAP, SP ayrıca kendi adaylarıyla da seçime katılmışlardı.
Netice biliniyor. AKP seçimi kazandı . Sayın Başbakan’ımız bilindiği gibi İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığından engin tecrübe ve bilgi birikimine sahipti. Aynı zamanda da başbakandı. Antalya ,için büyük fırsat ve imkan oldu. Antalya’ya Sayın Başbakanımızın da 28 defa geldiler. Evet yapımı tamamlanan sayısı 100 lere varan tesisler açıldı ve halen çalışmakta…
Raylı sistem de bu tesislerden biriydi… Toplu taşıt aracı… Gelişmiş ülkelerde çok yaygın faydalanılıyor.
Antalya’mıza raylı sistemi ben de düşünmüştüm. Belki güzergahı yanlış seçilmiş olabilir, belki geçtiği yollar daralmış olabilir, belki tek ray arada makaslar konularak gidiş geliş yapılmamış olabilir, ama modern dünyanın faydalandığı bir toplu taşım aracıdır.
Ancak yapım aşamasında ray güzegahında ikamet eden sade vatandaş ve esnaf son derecede rahatsız olmuş, bazı esnaf iş değişikliğine gitmiş, ikamet edenler ise ray inşaatı nedeniyle evlerinden kamyonla eşyalarını getirip götürememişlerdir. Raylar ve ray kenarındaki setler nedeniyle yol kenarındaki esnaflar dükkanlarına mallarını halen indiremiyorlar. Bu AKP için rahatsız edici bir durumdu.
DYP, ANAP, SP seçime katıldılar , ancak MHP Sn Kemal Çelik gibi iddialı bir isimle seçime iştirak etti. Böylece seçimin neticesi daha 15-20 gün önceden artık tahmin edilebilir hale geldi.
Diğer yandan, Sn. Baykal geçmişten bu tarafa layikliğin israrcı savunucusu olmuştu. Seçimden hemen önce dindar kitleye de mesaj vermek düşüncesiyle olsa gerek çarşaf açışlımı projesini uyguladı. Sn Baykal da bilmektedir ki baş örtüsü takmakla, hatta çarşaf giymekle layiklik elden gitmez. Başörtüsü layiklik konusunu bizimantalya sitesinde daha önce konuşmuştuk hatırlarsanız… Bu çarşaf açılımı mesajı, Ülkemizin diğer illerinde nasıl algılandı bilmem, ama, Antalya halkı tarafından olumlu olarak değerlendirildi.
Böyle bir ortamda seçime gidildi.
Seçim neticesinde Sn. Prof. Dr. Mustafa Akaydın Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştır.
Sn Akaydın yıllarca Tıp Fakültesinde görev yapmış bilinen bir hocadır. Doçentlik ve Profesörlük yıllarında, değişik kurumlarda olsa da aynı kulvarda
hizmet verdik . Sn Akaydın iyi bir cerrah, iyi bir doktordur. Irk, dil, din, mezhep, etnik yapı gözetmeden insanları seçmeden elinden gelen en iyisini yapmıştır, yapmaya çalışmıştır.
Bundan dolayı dindar kesimimin hiçbir zaman kandırılmışlık duygusu yaşamayacağına olan inancım tamdır. Öyle inanıyorum ki, Sn Akaydın hekimliğinde olduğu gibi her insana en iyi hizmeti vermek gayreti içinde olacaktır. Sn. Akaydın sadece CHP ve CHP lilerin başkanı değil, tüm siyasi kuruluşların, başkanıdır, sadece Antalya ve Antalya’lıların başkanı değil, Antalya’ya gelen uğrayıp nefeslenen yolcuların ve milyonlarca turistin de başkanıdır, sadece şehirlilerin değil, toptancı hal’e mallarını satmaya gelen üretici köylülerin , tücaarların ve bu alanda çalışan işçilerinde başkanıdır.
Kendilerine başarılar diliyorum.
Seçimden sonra oluşan mevcut siyasi yapı ile Antalya’da hizmetin kitlendi zannı beklenmektedir. Yani iktidar AKP, Büyükşehir, Konyaltı ve Muratpaşa CHP , Kepez AKP gibi … İktidar ve belediye başkanlığı, belediye mecşisleri uyuşmuyor gibi… Ancak geçen dönemde Muratpaşa Belediye Başkanı ve Konyaltı Belediye Başkanı diğer siyasi partiden olmasına rağmen işler yürüdü. Bu belediye başkanlarının başarılarını da halk bu seçimle onayladı. Bu vesile ile Sn Muhittin Böcek ve Sn Süleyman Evcilmen’e geçen dönemde verdikleri hizmetten dolayı şahsım adına teşekkür eder, bu dönemde de hizmetlerinin artarak devamını dilerim. Yeniden başkan seçilmelerinden dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Kepez Belediye Başkanımız Hakan Tütüncü beyi de tebrik ediyorum. Başarılı hizmetlerde bulunacağına inancım tamdır. Geçen dönemlerdeki hizmeti geçen Sn Erdal Öner, Sn Mehmet Atay ve Sn İsa Akdemir’i de halkımız unutmıyacaktır. İnanıyorum.
Kim bu memleket için bir çivi çakmışsa onlara, bu vesile ile minnet duygularımı ifade etmek istiyorum . Antalya’mıza emeği geçenlerin hepsine teşekkürler…