|
|
|
Tarih tekerrür mü ediyor ?
|
|
|
2008-08-23
15:17
|
2008-08-23
15:17
|
Boğazlardan Amerikan gemilerinin geçişi ne anlama geliyor,yoksa tarihin bir tekerrürü mü?
|
| |
Sayın Vekilim Bu hafta da gündem yoğun ve dikkat çekici tartışma ise Montrö anlaşmasının hatırlanmasıydı.Amerikanın önce yardım amaçlı gemilerine izin vermediğimiz haberleri geldi ardından Rusya feveran etti .. Neler oluyor nedir Boğazlardan gemi geçme hadisesi bize neyi hatırlatıyor..
Boğazlardan gemi geçişi ve Möntrö..
Bu iki kelime bana 1. dünya savaşının çıkış şeklini anımsattı.Hatırlanacağı gibi iki Alman savaş gemisi boğazlardan geçerek Osmanlıya sığınmıştı.
Şüphesiz tarih ilmiyle ilgili olanlar bu savaşı enine boyuna tüm teferautuyla biliyorlar. Ancak ben işin siyasi sonuçlarına baktığımda yapılan savaşların dehşet verici sonuçlarını görüyor, milletimiz adına ve dünya insanlığı adına üzüntü duyuyorum.
Nedir netice ?...
600 yıllık koca bir Osmanlı çınarı göçmüştür.
İmparatorluğun enkazında bugün savaşların bitmediği devletçikler oluşturulmuştur. Filistin coğrafyası başta olmak üzere tüm dünya coğrafyası daha sonraki yıllardaki savaşlarla 20 . asrı drama olarak yaşamış, tüm dünya kan gölüne dönmüş, soy kırımları yaşanmış, peşinden atom bombaları atılmış, kimyasal silahlar, biyolojik silahlar, elektronik savaşlar … daha akla hayale gelmeyen silahlar geliştirilmiştir ve de geliştirilmektedir.
Bütün bu gelişmeler belki iki geminin boğazlardan geçerek Sivastopol’u bombalamasıyla ilgili değildir, ama süreç böyle…
Bu süreci hatırlarsak;
“…Bu sırada Akdeniz de İngilizlerden kaçan iki Alman savaş gemisi (Goeben-Breslav), Çanakkale’yi geçerek Osmanlılara sığındı.(10 Ağustos 1914) İngiltere bu gemilerin teslim edilmesini istedi. Aslında Osmanlı Devleti tarafsızlığını koruması için, bu iki gemiyi elinde tutarak mürettebatını göz altına alması gerekirdi. Daha önceki yıllarda İngilizlere ısmarlanan “Sultan Osman ve Reşadiye” harp gemilerinin taksiti ödendiği halde, Osmanlıya verilmemesi üzerine donanmamızın yükünü hafifletmek için, bu iki Alman gemisinin “Yavuz ve Midilli” adi verilerek satın alındığı söylendi…..”
“…Bunu tanımayan İngilizlerin Çanakkale Boğazına Abluka koyması, karakol görevi yapmak için dışarı çıkan savaş gemimize ateş açması yüzünden boğaz kapatıldı.( 27 Eylül 1914)…..”
“…Kabine üyelerinin büyük bir bölümünün harp taraftarı olmadığı halde, Alman Amirali Souchon, Harbiye Bakanı ve Başkomutan Enver Paşanın uygun görmesiyle, Türk Donanması Karadeniz’e çıkarıldı. Donanma Rus gemilerini batırma ve Rus limanlarını (Odesa, Sivastopol) topa tutmaya başlayınca ,Rusya Osmanlıya karşı 2 Kasım 1914 de savaş ilan etti. 5 Kasım 1914‘te İngiltere ve Fransa da Osmanlı Devleti’ne harp ilan ettiler..
Bilgiler bunlar….
Savaşın neticesi mi?
“…..Birinci Dünya Harbi, Osmanlı İmparatorluğu da dâhil olmak üzere dört imparatorluğun yıkılmasına ve dört büyük hanedanlığın çökmesine neden olmuş bir harptir….”
Bana kalırsa 2. dünya savaşının da büyük sebebi bu iki geminin boğazlardan geçip Karadeniz kıyılarını bombalaması Rus gemilerini batırmasıdır.
Çünkü, dört imparatorluğun çökmesi dünyadaki güçler dengesini alt üst etmiştir. Geriye kalan insanlar asırlardır bulamadıkları güçleri ellerine geçirince tam orta çağ insanları gibi davranmış, savaşlarla birçok insanın canın kıymışlar… Savaş kazanan devletlerde insan zayiatının olmadığını düşünemeyiz herhalde… Bu yıllar ortaçağ mantığını da beraberinde getirmiş, surlar, kaleler, paktlar içinde insanlar kendilerini yaşamaya mecbur hissetmişler.
Ortaçağlı yıllarda yapılan ikametlere bakıldığında çıkılması en zor tepe başaları veya kaleler içindeki mekanlardır. O zaman insanlar yırtıcı hayvanlardan korktuğu için oralara yerleşmemişler tabii…
Neticede, bizim içimizde bile bu tür bir savaşın çıkmasını çok isteyenler olabilir. Taraf devletlerde de böyle bir savaşın çıkmasını isteyenler çok olabilir. Bu bir yarış psikolojisi, ben seni geçerim, ben seni yenerim psikolojisi….
İyi de neticesi çok ağır oluyor.
Birinci dünya savaşından önce de Kafkaslarda ve balkanlarda gerginlikler ve küçük savaşlar yaşanmıştı…. Ne tesadüf o yıllarda da yine Kafkas birliğinden filan bahsedilmiş ancak başarılı olunamamıştı.
Tarih tekerrür ediyor herhalde….
M.Akif Ersoy’un beytinde diyorki;
“Tarih tekerrür edermiş diyorlar
Hiç ibret alınsaydı tekerrür eder miydi?”
Biz, ibret ve tedbir alınsaydı olarak yorumlayalım. Bu günden sonra olacaklar belli artık… Olacak olaylar birbirlerine çok benzeşiyor. Sadece aktörler ve sebebler farklı… İnsanlar daha önce deneyip netice aldıkları usullerden vazgeçmiyorlar. Yani 1. dünya savaşını çıkartırken, Osmanlı’yı savaşa sokarken bir metod denediler ve bu metod tuttu. Şimdi de aynı usulü ve yolu kullanarak aynı neticeyi almak isteyebilirler.
Bizimki sadece bir hatırlama, hatırlatma…
Buradan sonrası aklı-selim ile siyaset tarihçilerimize, askeri tarihçilerimize ve karar verici siyasilerimize artık…
Ne demişler….
Ömür çok kısa … Dünya çok küçük… İnsanların birbirlerini öldürme planları yapmaları ne kadar da anlamsız geliyor … Şarkılardaki gibi ….” sev kardeşim….” “Kin, öfke, nefret niye?....”
|
|
|
|
Ad, Soyad, Email bilgisi içermeyen, hakaret ve TCK'ya aykırı ifadeler barındıran, içerikle ilgisi olmayan yorumlar yayımlanmaz. Yorumlarda geçen ifadelerin sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir. Bizimantalya.com, yorum ekleyen okura ait IP adresi, E-mail adresi ve Ad-Soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istendiği takdirde okurun bilgisine ve onayına başvurmaksızın paylaşma hakkına sahiptir.
Yorumlar (Bu haber 2 kez yorumlanmıştır) |
| |



|
|
|
Röportaj |
|
Aksu’da Bir Cevher |
 |
| Başarılı Bürokrat Aksu'da yerel seçimlerde MHP'den hizmetlerini sürdürecek |
|
|
|
|
|